Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
Anayasa Mahkemesi, Askeri Ceza Kanunu`ndaki ceza ertelemesi hükmünü, "disiplin yalnızca hapis cezasıyla sağlanır yaklaşımı yanlış" diyerek iptal etti.
 
 

Anayasa Mahkemesi`nin askerlerin işledikleri bazı suçların ertelenemeyeceği, para cezasına çevrilemeyeceği hükmün açıklanmasının geri bırakılamayacağını öngören kanun hükmünün iptaline ilişkin kararının gerekçesi Resmi Gazete`de yayımlandı.

Askeri Yargıtay 4. Dairesi ile 31 askeri mahkemenin, Askeri Ceza Kanunu`nun bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi`ne başvurmuştu. Başvurularını birleştirerek karara bağlayan Yüksek Mahkeme, kanunun bazı hükümlerini iptal etmişti. Yüksek Mahkeme`nin iptal kararının gerekçesi, Resmi Gazete`de yayımlandı.

Anayasa Mahkemesi gerekçesinde, kanunun 47. maddesinin (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerindeki," kanunda belirtilen bazı suçlar nedeniyle verilecek cezaların tecil edilemeyeceği, para cezası ya da tedbire çevrilemeyeceği"  şeklindeki hükmü, Türk Ceza Kanunu`na ve anayasanın 2. maddesine ve ceza hukukunun genel ilkelerine aykırı buldu.
 
Kanun koyucunun, ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerde yetkisini kullanırken kuşkusuz, anayasaya ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla hangi eylemlerin suç sayılacağı, bunlara uygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsü, cezayı ağırlaştırıcı veya hafifletici tutum ve davranışların neler olacağı, hangi cezaların seçenek yaptırımlara çevrilebileceği veya ertelenebileceği ve hangi suçların hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında kalacağı gibi konularda takdir yetkisine sahip olduğu vurgulandı. Bu takdir yetkisinin kullanılmasında suçun askeri suç olup olmamasının da dikkate alınacağının açık olduğu belirtilen gerekçede, şöyle denildi:

"Askerlik hizmetinin ulusal güvenliğin sağlanmasındaki belirleyici yeri ve ağırlığı, sivil yaşamda suç oluşturmayan ya da önemsiz görülebilecek cezaları gerektiren kimi eylemlerin askeri suç olarak kabul edilmelerini ve ağır yaptırımlara bağlanmalarını gerekli kılabilmektedir. Ancak askeri ceza hukuku alanında da suç ile suça karşılık gelen yaptırımlar ve tedbirler arasında makul, kabul edilebilir, amaçla uyumlu bir orantının sağlanması, hukuk devleti olmanın gereğidir."

"Hakimin takdir hakkını ortadan kaldırır"

Devletin, ölçülülük ilkesiyle cezalandırmanın sağladığı kamu yararı ile bireyin hak ve özgürlükleri arasında adil bir dengeyi sağlamakla yükümlü olduğu belirtilen gerekçede, şunlar kaydedildi:

"Askeri disiplinin tesisinde zafiyeti önlemek amacıyla getirilen kural ve gerekçesi dikkate alındığında, belirli suçlar açısından askeri disiplinin tesisinin suçluların yalnızca hapis cezasıyla cezalandırılmalarıyla sağlanabileceği şeklinde bir yaklaşımın benimsendiği görülmektedir. Kanun koyucunun, 1632 sayılı kanunda erteleme kapsamı dışındaki suçları belirlerken suçların niteliğini, işleniş şekillerini, ağırlığını, askeri disiplin üzerindeki etkisini, öngörülen ceza miktarlarını ve suçla korunan hukuki yarar gibi etkenleri gözeteceği açıktır. Oysa itiraz konusu kuralla erteleme kapsamının dışında tutulan suçlar arasında savaş ve seferberlik halinde işlenen suçlar ile ceza üst sınırı on yıl hatta müebbet hapis cezası olanlarla birlikte cezası çok hafif olan suçlar da bulunmaktadır. İtiraz konusu kural nedeniyle, iki yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan tüm sanıklar yönünden yargılama mercilerine erteleme konusunda hiçbir seçenek bırakılmaması her şeyden önce suçluda gözlenen iyi halin ve bir daha suç işlememeye yönelik oluşan pişmanlığın, failin geçmişinin, ilk kez suç işlemiş olma halinin de değerlendirilememesi sonucunu ortaya çıkarır. Ertelemenin, cezanın kişiselleştirilmesinde hakime takdir hakkı tanıyan bir kurum olduğu da dikkate alındığında, itiraz konusu kuralın hakimin takdir hakkını ortadan kaldırdığının da açık olduğu vurgulanan gerekçede, bu yönüyle de itiraz konusu kuralda, çağdaş ceza hukukundaki ceza ve ceza yerine uygulanabilecek olan alternatif yaptırımların ve cezanın şahsileştirilmesi ilkesinin de göz ardı edildiği sonucuna varıldığı bildirildi."

Yüksek Mahkeme heyeti, bu nedenlerle itiraz konusu kuralı anayasanın 2. maddesine aykırı buldu.

Anayasa Mahkemesi, "kanunun, kısa süreli hapis cezasına mahkum olan sanıklar hakkında seçenek yaptırımların uygulanmayacağına" ilişkin hükmü ile "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" yasağına da iptal getirdi.

Üyeler Mehmet Erten, Burhan Üstün ve Muammer Topal, çoğunluk görüşlerine katılmadı.

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube