Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

Şikayetli avukat hakkında, kat karşılığı inşaat sözleşmesi hazırlamak üzere müvekkili E.G. ile birlikte 31.10.2005 tarihinde Kartal 2. Noterliğinde şikâyetçi noter başkâtibinin sözleşme içeriğini diğer tarafa anlatması ve onun da içeriği kabul etmeyerek noterden ayrılması üzerine şikâyetçiye tokat attığı iddiasıyla başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda Baro Disiplin Kurulunca eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

Baro Disiplin Kurulu kararına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı şikâyetlinin 45 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karşın yargı hükmüyle orantısız cezanın verilmesi adalete uygun olmadığı gerekçesi ile itiraz etmiştir.

Dosyanın incelenmesinde, disiplin kovuşturmasının şikayetçinin Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikâyetin baroya bildirilmesi üzerine başlatıldığı, şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/317 Esasında kayıtlı “Memura görevi sırasında etkili eylem” suçlarından dolayı kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Mahkemece 03.04.2007 tarih ve 2007/120 sayılı karar ile şikâyetli avukatın TCK’nin 86/2. maddesi gereğince “48 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına” 86/3c maddesi gereğince “½ artırılarak 72 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına” olayda şikâyetçinin “ Siz iki avukat bir araya gelip üçkâğıtçılık yapıyorsunuz” şeklindeki sözleri sebebiyle cezanın ¼ oranında indirilerek 54 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına takdiri indirim nedenleri ile de 1.350,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kararın 08.03.2010 tarihinde kesinleşmiş olduğu, dosya içindeki mahkeme kararından ve ekindeki kesinleşme şerhinden anlaşılmıştır.

Avukatlık Yasası 34.maddesine göre, “Avukatlar yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen Meslek Kurallarına uymakla yükümlüdürler.” Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3.maddesine göre “ Avukat mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işini tam bir sadakatle yürütür. 4.maddesine göre de “Avukat mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür”.

Şikayetli avukatın, şikâyetçi noter başkâtibinin kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki beyanları diğer tarafa anlatması nedeniyle duruma sinirlenerek memura görevi nedeniyle görevi sırasında tokat atmak suretiyle etkili eylemde bulunan şikâyetli avukatın eylemi kesinleşen mahkeme kararına göre suç olmakla birlikte eylem Avukatlık Yasasının 34. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. ve 4. maddesine aykırı olmakla aynı zamanda disiplin suçunu oluşturmaktadır.

Bu nedenle, Baro Disiplin Kurulunun eylemin disiplin suçunu oluşturduğuna ilişkin değerlendirmesinde hukuki isabetsizlik görülmemiştir.

 

Ancak, Baro Disiplin Kurulu şikâyetçinin noterde yapılan işlem sırasında “Siz iki avukat bir araya gelip üçkâğıtçılık yapıyorsunuz” şeklindeki beyanını nazara alarak şikâyetli avukat hakkında uyarma cezası tayin etmiştir. Avukatlık Yasasının 158.maddesi ile disiplin kurulları delilleri soruşturma ve duruşmada edinecekleri kanıya göre serbestçe takdir ederek karar verirler. Ancak, maddi olaylar ve kesin veriler ile de bağlıdırlar. Ayrıca, disiplin kurulları delilleri takdir ederken yine aynı maddenin 2. bendine göre, avukatlık onurunu, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarını ve itibarını korumak, mesleğin amaç ve gereklerine ve adalete uygun olarak yerine getirilmesini sağlamakla da görevlidirler. Disiplin Kurulları bu kuralı göz ardı ederek cezayı hafifletmek veya indirmek yetkisine sahip değildir. Kaldı ki, Avukatlık Yasasında Türk Ceza Yasasında kabul edilen (Eski 765 Sayılı TCK. nun 59.maddesi Yeni 5237 Sayılı TCK. nun 62.maddesi) “takdiri indirim nedenleri” gibi karar veren merciine takdir hakkı tanıyan bir hüküm yoktur.

Avukatlık Yasasının 136/1. maddesine göre, Yasanın altıncı kısmına giren eylemlerden dolayı ilk defasında en az kınama cezası tayini gerektiğinden, şikayetli avukatın eylemi aynı zamanda Yasanın altıncı kısmında olan 34. maddeye de aykırı olmakla, şikâyetli avukat hakkında kınama cezası tayini gerekirken uyarma cezası tayininde hukuki isabet görülmemiş, uyarma cezasının, kınama cezasına çevrilmesi suretiyle kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Sonuç olarak, Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile Baro Disiplin Kurulunun “Uyarma Cezası Verilmesine” ilişkin kararının “Kınama” cezasına çevrilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, yeniden incelemeye gerekir bir husus bulunmadığından Şikayetli Avukat K.G’nin KINAMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, katılanların oy birliği ile karar verildi. BAYTOK HUKUK BÜROSU


İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube