Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 2012/4-827

K. 2013/226

T. 13.2.2013

* HAKİMİN HUKUKİ SORUMLULUĞU NEDENİYLE TAZMİNAT TALEBİ ( Davaya Vekalette Özel Yetki Gerektiği - Davacı Vekilinin Kesin Süre İçinde Vekaletnameyi İbraz Ettiğinin Dikkate Alınacağı )

* ÖZEL YETKİ GEREKTİREN VEKALETNAME İBRAZI ( Hakimin Hukuki Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat Davası - Davacı Vekilinin Kesin Süre İçinde Vekaletnameyi İbraz Ettiği )

* KESİN SÜRE ( Hakimin Hukuki Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat Davası/Davaya Vekalette Özel Yetki Gerektiği - Davacı Vekilinin Kesin Süre İçinde Vekaletnameyi İbraz Ettiğinin Gözetileceği )

* VEKALETNAME İBRAZI ( Hakimin Hukuki Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat Davası/Davaya Vekalette Özel Yetki Gerektiği - Davacı Vekilinin Kesin Süre İçinde Vekaletnameyi İbraz Ettiğinin Gözetileceği )

6100/m.46, 74

ÖZET : Davacı hakimin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak dava açmıştır. Davacı verilen kesin süre içerisinde kesin süreye riayet ederek vekâletnameyi ibraz ettiği, böylece yasal eksikliğin tamamlandığı anlaşıldığından Dairece incelemeye devam edilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince;

“... Dava dilekçesinden dava dışı mahkeme başkan ve üyelerinin yargılamaya ilişkin eylemi nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesinin istenildiği, davanın HMK`nun 46 ve devamı maddeleri ile 2802 Sayılı Kanunun 93/A maddesinde yer alan hakimlerin hukuki sorumluluğu nedenine dayanıldığı anlaşılmaktadır.

04/02/1959 gün ve 14/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince hakimlerin sorumluluğuna ilişkin özel hükümlere dayanılarak avukatın ödence davası açabilmesi için temsil belgesinde (vekaletnamesinde) bu yetkinin açıkça yazılı bulunması gerekir. Bu konuda, ön tensibin 1 nolu ara kararı kesin süre içinde tamamlanmış ancak ibraz edilen vekâletnamede aynı eksikliğin bulunduğu görülmüştür. Nitelik ve başvuru yerinin farklı olması nedeniyle vekâletnamede yer alan yargıcın şikayetine ilişkin olan yetkinin, aynı zamanda dava açma yetkisini de içerdiği kabul edilemez. Bu tür davalarda, bu eksikliğin sonradan tamamlanamayacağı ve özel yetkiyi gerektirdiği yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça ifade edildiği gibi Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir. 6100 Sayılı Yasanın, HMK’nun 74. maddesinde de konu açıkça düzenlenmiş olup, vekaletnamede açık yetki bulunmaması halinde hakim ve savcıların eylemi nedeniyle hazine aleyhine dava açılamayacağı benimsenmiştir. Davacı adına dilekçe veren vekilin dayandığı, vekâletnamede yargıç ve savcılar hakkında tazminat davası açma yetkisi bulunmadığından, dava ve usul ekonomisi gözetilerek duruşma günü verilmeksizin dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle davacının vekiline verdiği vekâletnamede, İçtihadı Birleştirme Kararında ve HMK.nun 74. maddesinde açıklandığı ve kabul edildiği biçimde öngörülen koşulları içeren yetki bulunmadığından, evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda dava dilekçesinin reddine,

Davacı taraftan peşin alınan l/4 nispi harç 150,00 TL`den alınması gereken ret harcı 21,15 TL indirilerek geriye kalan 128,85 TL`nin davacıya geri iadesine...” ,

Dair oybirliği ile verilen 18.05.2012 gün ve 2011/41-36 sayılı kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine kararın süresinde temyiz edildiğinin anlaşılmasından ve dosyadaki tüm kâğıtların okunmasından sonra gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili 6100 sayılı HMK.nun 46. maddesine dayanarak devlet aleyhine tazminat davası açmıştır.

Mahkemece yukarıda başlık bölümüne alınan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

6100 sayılı HMK.nun 46 ve devamı maddelerinde hakimin hukuki sorumluluğu düzenlenmiş, söz konusu davaların ancak devlet aleyhine açılabileceği, aynı Kanun’un 74. maddesinde ise açıkça yetki verilmemesi halinde vekilin hâkimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine tazminat davası açamayacağı kabul edilmiştir.

Görüşmeler sırasında yargısal faaliyetten dolayı açılan tazminat davalarında özel yetkili vekaletnamenin dava dilekçesi ile birlikte ibrazının zorunlu olduğu, sonradan da olsa baştaki bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle daire kararının onanması gerektiği savunulmuş ise de Kurul çoğunluğu tarafından bu görüş aşağıda belirtilen nedenlerle kabul edilmemiştir.

Somut olayda; davacı S. A.’ya vesayeten Ö. A. vekili tarafından Yüksek 4. Hukuk Dairesi Başkanlığı’na ibraz edilen 18.10.2011 harç tarihli dava dilekçesinin ekinde bulunan 27.09.2010 tarihli vekaletnamede “hakimleri redde ve yakınmaya” yetkisinin bulunması üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nce vekaletnamenin HMK.nun 74.maddesine uygun bir vekaletname olmadığı kabul edilmiş, 14.11.2011 tarihinde 6100 sayılı HMK.nun 74.maddesine uygun hakimlerin kusurlarına dayanarak dava açabilme yetkisini içeren usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ibraz etmesi için davacı vekiline iki hafta kesin süre verilmiştir

Bu kararın tebliğ edilmesi üzerine davacı vekili süresi içerisinde 6100 sayılı HMK.nun 74. maddesine uygun vekâletnameyi ibraz etmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere davacı verilen kesin süre içerisinde kesin süreye riayet ederek HMK.nun 74.maddesine uygun vekâletnameyi ibraz ettiği, böylece yasal eksikliğin tamamlandığı anlaşıldığından Dairece incelemeye devam edilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın; yukarıda açıklanan nedenle dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, 6110 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 12. Maddesi ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’na eklenen 93/A-5 fıkrası ve 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440.maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.02.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

BAYTOK HUKUK BÜROSU
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube