Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
T.C.
DANIŞTAY
3. DAİRE
E. 2009/6111
K. 2011/6209
T. 24.10.2011
• KOD LİSTESİNE ALINMA ( Gerçeğe Aykırı Fatura Kullanıldığından Bahisle - İdarenin ve Bağlı Bulunduğu Hiyerarşik Üst Makamların Mükellefleri Bu Şekilde Sınıflandırılmalarına Olanak Sağlayan Yasal Bir Düzenleme Bulunmadığı - Anayasa`da da İzin Veren Bir Hüküm Yer Almadığı )
• GERÇEĞE AYKIRI FATURA KULLANMAK ( Tespitlerden Hareketle Kod Listesine Alınma - Yasal Dayanağı Olmadığı/Bu Sınıflandırmanın Vergi Barışını Bozucu Etki Yaratacağı Gibi Anayasa`da Güvence Altına Alınan Temel Kişi Hak ve Hürriyetlerine de Aykırılık Teşkil Edeceği )
• İDARENİN MÜKELLEFLERİ KOD LİSTESİNE ALMASI ( İşlemin Hiçbir Yasal Dayanağının Bulunmadığı Anayasa`da da İzin Veren Bir Hüküm Yer Almadığı - Mükellef Açısından Kesin ve Yürütülmesi Zorunlu Bir İşlem Niteliği Taşıdığı/Hukuka Uygun Bulunmadığı )
• VERGİ MÜKELLEFİ AÇISINDAN KESİN VE YÜRÜTÜLMESİ ZORUNLU İŞLEM ( Gerçeğe Aykırı Fatura Kullanıldığından Bahisle Kod Listesine Alınma - İşleme Karşı Açılan Davanın Esastan İncelenmesi Gerektiği/Ticari İlişkilerin Zedelendiği İddiası )
• TİCARİ İLİŞKİLERİN ZEDELENMESİ ( Vergi Mükellefinin Gerçeğe Aykırı Fatura Kullanıldığından Bahisle Kod Listesine Alınması - İdarenin ve Bağlı Bulunduğu Hiyerarşik Üst Makamların Mükellefleri Bu Şekilde Sınıflandırılmalarına Olanak Sağlayan Yasal Bir Düzenleme Bulunmadığı/Anayasa`ya Aykırılığı )
• VERGİ BARIŞINI BOZUCU ETKİ YARATACAK İŞLEM ( Tespitlerden Hareketle Mükellefin Kod Listesine Alınması - Mükellefleri Bu Şekilde Sınıflandırılmalarına Olanak Sağlayan Yasal Bir Düzenleme ve Anayasa`da da İzin Veren Bir Hüküm Bulunmadığı )
• KİŞİ HAK VE HÜRRİYETLERİNE AYKIRI İŞLEM ( Gerçeğe Aykırı Fatura Kullanıldığından Bahisle Mükellefin Kod Listesine Alınması - Bu Şekilde Sınıflandırılmaya Olanak Sağlayan Yasal Bir Düzenleme Bulunmadığı/Anayasa`da da İzin Veren Bir Hüküm Yer Almadığı )
2709/m. 48, 49, 73
2577/m. 2, 15
ÖZET : Davacı şirket, mal ve hizmet alımlarıyla ilgili olarak kayıtlarına yansıttığı faturaları düzenleyen kişi hakkındaki tespitlerden hareketle kod listesine alınmış ise de; gerek davalı idarenin, gerek bağlı bulunduğu hiyerarşik üst makamların mükellefleri bu şekilde sınıflandırılmalarına olanak sağlayan yasal bir düzenleme bulunmadığı gibi, Anayasa`da da buna izin veren bir hüküm yer almamaktadır. Bu şekilde yasal dayanağı olmadan yapılacak bir sınıflandırma, vergi barışını bozucu etki yaratacağı gibi, Anayasa`da güvence altına alınan temel kişi hak ve hürriyetlerine de aykırılık teşkil eder. Dolayısıyla, yasal dayanağı olmadan, hukuka aykırı bir biçimde İdarenin kendi içerisinde oluşturduğu bir sınıflandırma ile sözü edilen listede davacının adına da yer verilmiş olması nedeniyle bu liste davacı açısından kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğini kazanmıştır. Bu nedenle, gerçeğe aykırı fatura kullandığından bahisle Kod listesine alınması işlemine karşı açılan davanın esastan incelenmesi gerekir. 
İstemin Özeti : Davacı şirketin kod listesine alınmasına ilişkin işleme karşı açılan davayı, ortada idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı gerekçesiyle reddeden İzmir 4. Vergi Mahkemesinin 15.7.2009 gün ve E:2008/1951, K:2009/1235 sayılı kararının; söz konusu işlem nedeniyle ticari ilişkilerinin zedelendiği ileri sürülerek bozulması istenmiştir. 
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. 
Tetkik Hakimi: Ümit Kocatepe 
Düşüncesi: Dava konusu işlem davacının hukuki durumunu etkiler nitelikte olduğundan temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. 
Savcı: Süreyya Çakın 
Düşüncesi: Davacının gerçeğe aykırı fatura kullandığından bahisle Kod listesine alınması işlemine karşı açılan davayı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-b maddesi uyarınca reddeden Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. 
Davacı, kayıtlarına yansıttığı emtia satış faturalarının gerçeğe aykırı olduğu yolundaki tespitler üzerine "Kod listesi"ne alınmış olup; davalı idarenin mükellefleri kod listesine alma işleminin hiçbir yasal dayanağının bulunmaması, Anayasa`da da bu işleme izin veren bir hüküm yer almaması karşısında; davacı açısından kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliği taşıyan kod listesine alınma işlemi hukuka uygun bulunmamıştır. 
Açıklanan nedenle temyiz isteminin kabulü ile vergi mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. 
TÜRK MİLLETİ ADINA 
Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: 
KARAR : Anayasa`nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyetini düzenleyen 48`inci maddesinin 2`nci fıkrasında, devletin özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlarına uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alacağı, "Çalışma hakkı ve ödevi" başlıklı 49`uncu maddesinin 2`nci fıkrasında, devletin, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı hükmüne yer verilmiş, "Vergi Ödevi" başlığını taşıyan 73`üncü maddesinin 3`üncü fıkrasında da, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı belirtilmiştir. 
Bu düzenlemelere göre devletin çalışma hayatına ilişkin düzenlemeleri yapması ve buna dair tedbirleri alması bir görev iken, çalışma çalışanlar açısından bir hak ve ödevlidir. Gerek bu alanda yapılacak düzenlemelerin, gerek çalışma hayatının bir sonucu olan vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerle ilgili düzenlemelerin yasa ile yapılması zorunludur. Dayanağını Anayasaya uygun olarak çıkarılmış olan bu Kanunlardan almayan düzenlemelerle bir takım hak ve yükümlülükler getirilemez. Bu suretle çalışma barışının sağlanması yanında, özel teşebbüslerin güvenlik ve kararlılık içinde çalışması da temin edilmiş olur. 
Vergi İdarelerinin, idari işlevleriyle ilgili olarak vergi hukuku alanında tesis ettikleri, uygulanabilir nitelikte, ilgililerin menfaatini doğrudan etkileyen ve onların hak ve yükümlülüklerinde değişiklik veya yenilik yaratan irade açıklamaları, verginin tarhı, tahakkuku ve tahsiline ilişkin işlemleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 2`nci maddesi kapsamında idari yargının görev alanına girmektedir. Yarattığı hukuki sonuçları dikkate aldığımızda davacı hakkında tesis edilen işlem kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğindedir. 
Davacı şirket, mal ve hizmet alımlarıyla ilgili olarak kayıtlarına yansıttığı faturaları düzenleyen kişi hakkındaki tespitlerden hareketle kod listesine alınmış ise de; gerek davalı idarenin, gerek bağlı bulunduğu hiyerarşik üst makamların mükellefleri bu şekilde sınıflandırılmalarına olanak sağlayan yasal bir düzenleme bulunmadığı gibi, Anayasa`da da buna izin veren bir hüküm yer almamaktadır. Bu şekilde yasal dayanağı olmadan yapılacak bir sınıflandırma, vergi barışını bozucu etki yaratacağı gibi, Anayasa`da güvence altına alınan temel kişi hak ve hürriyetlerine de aykırılık teşkil eder. Dolayısıyla, yasal dayanağı olmadan, hukuka aykırı bir biçimde İdarenin kendi içerisinde oluşturduğu bir sınıflandırma ile sözü edilen listede davacının adına da yer verilmiş olması nedeniyle bu liste davacı açısından kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğini kazanmıştır. Bu nedenle davanın esastan incelenmesi gerekirken aksi yönde verilen Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. 
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüyle İzmir 4. Vergi Mahkemesinin 15.7.2009 gün ve E:2008/1951, K:2009/1235 sayılı kararının bozulmasına, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 24.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. 
BAYTOK HUKUK BÜROSU
 
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube