Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

TREN KAZASI SONUCU MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ...

 

YARGITAY 11. Hukuk Dairesi
Esas Numarası: 2012/5057
Karar Numarası: 2013/5284

TREN KAZASI SONUCU MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ
TREN İŞLETMESİNİN ZARARIN TAMAMINDAN SORUMLU OLDUĞU


Taraflar arasında görülen davada ...9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2011 tarih ve 2009/548-2011/496 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 27.08.2009 tarihinde davalının işlettiği trenin devrilmesi sonucunda yaralandığını ileri sürerek 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, olayın meydana gelmesinde davalının çevre ve güvenlik koşullarını sağlamadaki yetersizliği nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu, kusur oranına göre maddi tazminat ile yaşanan korku ve travma sebebiyle manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 37,50 TL maddi tazminat ve 1.250,00 TL manevi tazminatın 27.08.2009 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK`nın 427 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun`un 19`uncu maddesiyle HUMK’ya eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında (2011 yılı için 1.540,00 TL’dir).

Davacı vekili, dava dilekçesi ile 1.000,00 TL maddi tazminat, 30.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 37,50 TL maddi, 1.250,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları bakımından verilen karar temyiz talebinde bulunan davalı yönünden karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün davalı yönünden kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin temyiz isteminin incelemesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3-Dava, yolcu taşıma sözleşmesi kapsamında meydana gelen kaza sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, zarara sebebiyet veren tren kazasında davalının %25 oranında kusurlu olduğu, geri kalan kusurun ise kazaya sebebiyet veren iş makinesinde bulunduğu gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat yönünden davalının kusur oranına göre sorumluluğuna hükmedilmiştir. Halbuki, davalı taşıyıcı taşıma hukuku kuralları gereğince yolcusunu götürülmesi gereken yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla yükümlü olup, yolculuk sırasında meydana gelen zararlardan kusursuzluğunu ispat etmediği sürece sorumludur. Somut olayda, davalı taşıyanın kusurlu olduğu, zarar gören davacı yolcunun ise zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile saptanmıştır. Bu kapsamda, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunmayan davacıya karşı kusuru bulunanlar müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, davalı aleyhine açılan işbu dava nedeniyle zarar konusu miktarın tamamına hükmedilmesi gerekirken, kusur oranı üzerinden tahsile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, BK`nın 47. maddesi uyarınca, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olarak olayın oluş şekli, kusur durumu vs. hususlar dikkate alınarak belirlenecek olup, kusur oranında manevi tazminat miktarından matematiksel indirim yapılması da doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 52,20 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube