Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

T.C.

DANIŞTAY

İDARİ DAVA DAİRELERİ GENEL KURULU

E. 2006/3553

K. 2006/2460

T. 21.12.2006

• YARGILAMA USULÜ ( Davanın Süre Aşımı Nedeniyle Reddine İlişkin Olarak Verilen Kararda Davalı İdareler Vekilleri Lehine Ayrı Ayrı Avukatlık Ücretine Hükmedilmesinin Hukuka Uygun Olmadığı )

• DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİ ( İlişkin Olarak Verilen Kararda Davalı İdareler Vekilleri Lehine Ayrı Ayrı Avukatlık Ücretine Hükmedilmesinin Hukuka Uygun Olmadığı )

• VEKALET ÜCRETİ ( Davanın Süre Aşımı Nedeniyle Reddine İlişkin Olarak Verilen Kararda Davalı İdareler Vekilleri Lehine Ayrı Ayrı Hükmedilmesinin Hukuka Uygun Olmadığı )

2577/m.4,7,11,12

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m .3

ÖZET : Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen kararda, davalı idareler vekilleri lehine ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığı hakkında.

İstemin Özeti : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 10.4.2006 günlü, E:2006/2739, K:2006/1675 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir.

Davalı İdarelerin Savunmalarının Özeti : Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Mustafa Karabulut`un Düşüncesi : Davacı temyiz isteminin avukatlık ücretine ilişkin kısmı yönünden kabulü ile Daire kararının bu kısım yönünden bozulması, davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kısmının ise onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Engin Çakmak`ın Düşüncesi : Danıştay dava dairelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, 3.1.2004 günlü, 25335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu`nun 2003/6668 sayılı "Bankalar Kanununun 14. maddesinin ( 3 ) Numaralı Fıkrası Uyarınca Bankacılık İşlemleri Yapma ve Mevduat Kabul Etme İzni Kaldırılan T.İmar Bankası T.A.Ş. Nezdinde Bulunan Tasarruf, Ticari Kuruluşlar ve Diğer Kuruluşlar Mevduatının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Ödenmesine İlişkin Esas ve Usuller Hakkında" kararının iptali ve uğranıldığı ileri sürülen zararın faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

Danıştay Onüçüncü Dairesi 10.4.2006 günlü, E:2006/2739, K:2006/1675 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, aynı maddenin 4. fıkrasında da, "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak, bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz" hükmünün yer aldığı, aynı Kanunun 12. maddesinde ise, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay`a, idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zarardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri ve ilgililerin Kanun`un 11. maddesi uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğunun düzenlendiği, 11. maddesinde ise, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvuru tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağının hükme bağlandığı, bu durumda dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren yukarıda belirtilen yasal süreler geçirildikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine, davalı idarelerden Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, T.C.Merkez Bankası, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekilleri için ayrı ayrı olmak üzere belirlenen 400,00 YTL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak belirtilen davalı idarelere verilmesine karar vermiştir.

Davacı, davayı süresinde açtığını, ayrıca davanın süresinde açılmaması nedeniyle dava reddedilmiş olduğundan her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

Daire kararının davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Kararın avukatlık ücretiyle ilgili kısmına gelince;

4.12.2005 tarihli, 26013 sayılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesinde "Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, ekli Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz. Bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulur.

Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." kuralına yer verilmiştir.

Temyize konu Daire kararında, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olup, ret sebebi ortaktır. Bu durumda, davalı idareler vekilleri lehine tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 10.4.2006 günlü, E:2005/2739, K:2006/1675 sayılı kararının, davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kısmının onanmasına, avukatlık ücretine ilişkin kısmının bozulmasına, 21.12.2006 günü oybirliği ile karar verildi.kazancı.com

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube