Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
T.C.
YARGITAY
9.Hukuk Dairesi
ESAS NO: 1966/12705
KARAR NO: 1967/539
KARAR TARİHİ: 26.01.1967



>İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI.

>İŞYERİNDEKİ BARAKADA NÖBET TUTMAK SURETİYLE YAPILMIŞ İŞİN NORMAL ÇALIŞMAYA EKLENMESİ GEREKEN FAZLA BİR ÇALIŞMA OLARAK KABULÜ GEREĞİ .

>DAVACININ YOLDA GEÇİRDİĞİ SÜRENİN İŞ SÜRESİNE EKLENMESİ GEREĞİ.


ÖZET: Davalı vekili, itirazını doğrulamak için belge ibraz etmiştir. Bu belge, davacı işçinin diğer işçiler ile birlikte götürülüp getirildiği, vagonun hergün barakadan saat kaçda kalktığını ve saat kaçda akşam dönüşü yaptığını belirtmiş, (5576 model) diye adlandırılan belgedir. Bu belge, idarece düzenlenmiş olduğu için dava tanıklarının verdiği bilgiyi çürütecek nitelikte karşıt delil olarak kabul edilemez. Davalı vekili ayrıca bir delil de ikame etmiş değildir. O halde, davacının dinlenen tanık sözleri ile sabit olan yolda geçen sürenin iş süresine eklenmesi ve alacağının buna göre hesap ve tespit edilmesi gerekir.

(1475 S. K. m. 35, 62)

Dava: Davacı avukatı, davalı idarede işçi olarak çalışmakta olan müvekkilinin yaptığı işin niteliğine göre günde 8 saatlik mesaiye tabi olduğu halde uzuk mahallerdeki işyerlerine götürülüp getirilirken her gün birer saatten iki saatının yolda geçtiğini ve ayrıca en az günde bir saat gece nöbeti tutturulmuş olduğunu, buna rağmen karşılıklarının ödenemediğini ileri sürerek, fazla çalışmaları tutarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Karar: İlamda yazılı nedenlerle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
1- Davacı, günlük çalışması bittikten sonra haftanın dört gününde işyerindeki barakada tuttuğu gece nöbeti sebebiyle yapmış olduğu çalışmanın ve yolda geçen iki saatlik sürenin fazla çalışma olarak kabulü ile bunların tutarının ödetilmesini istemiştir.

Dinlenen tanıklar iddiaya uygun şekilde bilgi vermişlerdir.

Gerçekten günlük normal çalışma süresinin sona ermesinden sonra evine dönmesine imkan verilmeyen davacının geceyi işyerindeki barakada nöbet tutmak suretiyle yapmış olduğu işin normal çalışmaya eklenmesi gereken fazla bir çalışma olarak kabulü gerektir.

Her ne kadar idare vekilinin dayandığı 110 sayılı emir sadece davacının haftanın belli gecelerinde barakada nöbet tutmak zorunda olduğunu göstermektedir. Fakat davacının bu suretle yaptığı fazla çalışması karşılığını istemesine mani bir belge değildir.

O halde, dinlenen tanık sözleri dahi davalı idarenin kabulü ile sabit olan barakadaki gece nöbeti sabebiyle davacının şebkeden fazla çalışması tutarının hüküm altına alınması gerektir.

2- Davacı işyerine gitmek ve işyerinden dönmek için yolda geçen iki saatlik sürenin fazla çalışma olarak kabulü ile karşılığının ödetilmesini istemiştir.

Dinlenen tanıklar, davacının, işyerine gitmek içi Devlet Demiryollarının veya sair yollar ve köprülerin yapılması, muhafazası veyahut tamir veya tadili gibi vaki olduğu veçhile işçilerin, ikamet ettikleri mevkilerden uzak bir mesafede bulunan işlerine hep birlikte nakil edilmeleri gereken her türlü işlerde bunların toplu ve mukannen suretle götürülüp getirilmeleri esnasında geçen sürelerin iş süresinden sayılacağı açıkça yazılıdır.

Anılan bu maddenin bu açık hükmüne göre, davacının yolda geçirdiği sürenin iş süresine eklenmesi gerekmektedir.

Esasen davalı idare vekili de dinlenen davacı tanıklarının sözlerine karşı taanda bulunurken itirazını, davacının vagona saat 7.00 de bindiği ve akşam saat 16.30 da, barakaya gelmiş olduğu noktasında toplamış ve tanıkların doğru ifade ve bilgi vermediklerini ileri sürmüştür.

Davalı vekili, itirazını doğrulamak için belge ibraz etmiştir. Bu belge, davacı işçinin diğer işçiler ile birlikte götürülüp getirildiği, vagonun hergün barakadan saat kaçda kalktığını ve saat kaçda akşam dönüşü yaptığını belirtmiş, (5576 model) diye adlandırılan belgedir. Bu belge, idarece düzenlenmiş olduğu için dava tanıklarının verdiği bilgiyi çürütecek nitelikte karşıt delil olarak kabul edilemez. Davalı vekili ayrıca bir delil de ikame etmiş değildir.

O halde, davacının dinlenen tanık sözleri ile sabit olan yolda geçen sürenin iş süresine eklenmesi ve alacağının buna göre hesap ve tespit edilmesi gerektir.

Mahkemenin bu yönleri gözönünde bulundurmaksızın yazılı şekilde her iki kalem isteği de reddetmesi usule ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen kararın her iki bentte gösterilen sebepten BOZULMASINA, 26.1.1967 tarihinde karar verildi. BAYTOK HUKUK BÜROSU

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube