Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
Avukatın Müvekkiline karşı icra takibi yapmasını engelleyici bir düzenleme yok. Ancak vekalet ilişkisi devam ettiği süre içerisinde hem aleyhine icra takibi yapar hemde davası vs. işine devam edilirse bu etik karşılanmayacaktır. Haklı gerekçe ile vekaletten çekilerek ve Baro`ya da müvekkil hakkında icra takibi yapacağınız bilgisini vererek hakkında takip yapabilecektir.
Müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığı takdirde, müvekkil takibin hukuki durumuna göre vekili haklı sebeple azledebilir. Aleyhine icra takibi başlattığınız bir müvekkil davalarını takip etmek gerek hukuki açıdan ve gerekse etik açıdan uygun olmaz.
Avukatlık sözleşmesini feshetmeden müvekkiline karşı vekalet ücreti alacağı için icra takibi yapılması halinde, avukatın sözleşmeyi fesih etmiş sayılacağı feshindede haklı olduğunun ispatı gerekeceği..


T.C
YARGITAY
13.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2005/2956
KARAR NO:2005/11493
KARAR TARİHİ: 05.07.2005


> VEKALET VERENİN ÜCRET ÖDEME SORUMLULUĞU ( İstifa Eden Avukatın Müvekkilinden Ücret Talep Edebilmesi İçin İstifanın Müvekkilin Kusurlu Davranışlarından Kaynaklanması Gereği )
> HAKLI BİR NEDEN OLMADAN İSTİFA EDEN AVUKAT ( Müvekkilinden Ücret İsteyemeyeceği - İstifa Eden Avukatın Müvekkilinden Ücret Talep Edebilmesi İçin İstifanın Müvekkilin Kusurlu Davranışlarından Kaynaklanması Gereği )
> VEKALET ÜCRETİ İSTEMİ ( İstifa Eden Avukatın Müvekkilinden Ücret Talep Edebilmesi İçin İstifanın Müvekkilin Kusurlu Davranışlarından Kaynaklanması Gereği )
> MÜVEKKİLİN KUSURLU DAVRANIŞI ( İstifa Eden Avukatın Müvekkilinden Ücret Talep Edebilmesi İçin İstifanın Müvekkilin Kusurlu Davranışlarından Kaynaklanması Gereği )

B.K-818/m.396/1
A.K-1136/m. 174/1

ÖZET : Avukatın vekalet görevinden istifa etmesi her zaman mümkündür. Haklı bir neden olmaksızın istifa eden avukat müvekkilinden ücret isteyemez. İstifa eden avukatın müvekkilinden ücret talep edebilmesi için, istifanın müvekkilin kusurlu davranışlarından kaynaklanması gerekir.


DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı davalı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı SVB ile davalı vekili avukatı gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü, açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:


KARAR : Davacı, avukat olduğunu, davalının dava dışı C Ltd. Şti`den olan 3.000.000 DM alacağının tahsilini sağlamak amacıyla davalı ile yüzde 5 vekalet ücreti karşılığında bir şifahi anlaşma yaptıklarını davalıya vekaleten C Ltd. Şti aleyhine ihtiyati tedbir kararı alıp. kısmen tahsilat sağladığını, tahsil ettiği 50.000 DM `den yüzde 5`lik kısmının vekalet ücreti olarak kendisine ödendiğini, bundan sonra yine davalıya vekaleten bakiye alacak yönünden C -Ltd. Şti`ye ve karşı ihtiyadi tedbir kararları alıp, takip başlattığını, anılan şirketin fabrikasındaki makineleri söktürüp, başka mekanlara taşıtmaya başladığını, söküm ve nakliye işinin bitimine çok az bir süre kaldığında dava dışı C Ltd Şti`nin kendisine ve ailesine yönelik tehditlerini artırdığını. 15.06.1995 gününde istifa dilekçesi yazıp davalıya vekateleten takip ettiği dava ve icra takip dosyalarından istifa etmek zorunda kaldığını bildirdiği, davalının başka bir avukat aracılığıyla nakliye işini tamamladığını, ihtarına rağmen davalının vekalet ücretini ödemediğini, avukatlık kanununun 174. maddesi hükmünce haklı nedenlerle işi takipten vazgeçen avukatın ücrete hak kazanacağını ileri sürerek 140000 DM nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının aldığı görevi tamamlamadan istifa ettiğini, istifa tarihine kadar yaptığı işin bedelini aldığını, istifa etmekle karşı tarafa toparlanma fırsatı verdiğini, bir başka avukatının işi sonuçlandırdığını, davacının tehdit edildiği yönünde resmi makamlara herhangi bir başvurusunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davacının davalıya vekaleten takip ettiği 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası ve icra takip dosyalarına verdiği istifa dilekçelerinde istifa nedenini açıkladığı, dinlenen tanıklarında davacının dava dışı C Ltd. Şti`nin baskı ve tehditleri sonucunda istifa etmek durumunda kaldığını. Doğruladıkları ve istifanın haklı bulunduğu gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 30.558.530.000 TL`nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davacı, bu davasında her ne kadar davalıya vekaleten dava dışı borçlu C Ltd. Şti ve arkadaşlarına karşı başlattığı takip sonucu borçlu şirketin şahsına ve ailesine tehditler nedeniyle istifa etmek durumunda kaldığını hak kazandığını ileri sürerek talepte bulunmuş ise sürülüş biçiminden de açıkça anlaşıldığı gibi davacının davalı neden olmadığı gibi toplanan delillerden davalının istifaya neden olabilecek her hangi bir kusurunun varlığı saptanamamıştır. Hal böyle olunca davacı. davalıdan sadır olmayan ve dışarıdan geldiğini iddia ettiği tehditler nedeniyle vekillikten istifa ettiğini ileri sürerek müvekkilinden talepte bulunamaz. BK 396/1 maddesine göre vekillikten istifa her zaman mümkün olup. bu istifa vekalet ilişkisini ileriye doğru sona erdiren bozucu ve yenilik doğuran bir işlemdir. Vekilin istifa hakkını her zaman kullanması mümkündür. Avukatlık Kanununun 174/1 Maddesine göre de üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat ücret talebinde bulunamaz. Az yukarıda açıklandığı gibi davacının istifasında davalı yönünden haklı bir neden bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.


SONUÇ : Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davacının temyiz itirazlarının reddine. İkinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA. peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının; davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 05.07.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube