Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

(C) Hırsızlık Suçu Hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Kararı

T.C.

YARGITAY

CEZA GENEL KURULU

E. 2012/6-1296

K. 2013/70

T. 26.2.2013

• HIRSIZLIK ( 7 Yıl 6 Aylık Kesintili Dava Zamanaşımının Dolduğunun Gözetileceği )

• ZAMANAŞIMI ( Hırsızlık - 7 Yıl 6 Aylık Kesintili Dava Zamanaşımının Dolduğunun Dikkate Alınacağı )

765/m.104, 104, 491

ÖZET : Hırsızlık suçunda; suç niteliği yönünden aleyhe temyizin bulunmadığı olayda, daha ağır başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemle ilgili olarak 765 sayılı TCK`nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımı, dosyanın Ceza Genel Kuruluna intikalinden önce dolmuş bulunmaktadır. Bu husus gözetilmelidir.

DAVA : Hırsızlık suçundan sanık Y. Ç.`in 765 sayılı TCK`nun 491/ilk, 522, 59/2 ve 647 sayılı Kanun`un 4. maddeleri uyarınca 4500 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.12.2005 gün ve 455-630 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 24.01.2008 gün ve 633-519 sayı ile;

" ... 1 ) Sanığın suça konu gazeteleri çaldığı yeri, yakınanın başvurmasından önce gösterip iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; hakkında 765 sayılı TCK’nun 523/1. maddesiyle uygulama yapılmaması,

2 ) Sanığın, adli sicil kaydına göre kasten yaralama suçundan infaz edilmiş tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu halde, hakkında 765 sayılı TCK`nun 81/1. maddesi ile uygulama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,

3 ) Hırsızlık ve tehdit suçlarından verilip ertelenmiş eski hükümlülüklerin, koşulları oluştuğu halde, 765 sayılı TCK`nun 95/2. maddesi gereğince aynen çektirilmesine karar verilmemesi...",

İsabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.

Özel Daire ilamının "1" ve "3" nolu bozma nedenlerine uyulmasına karar veren yerel mahkeme ise 16.10.2008 gün ve 138-383 sayı ile;

"... Her ne kadar bozma ilamında sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 81/1. maddesinin uygulanması gerektiği bildirilmiş ise de mahkememizce Yargıtay ilamında belirtilen Ceyhan Sulh Ceza Mahkemesinin 305-260 sayılı ilamında verilen doğrudan para cezasının CMUK`nun 305. maddesinde belirtilen kesin cezalardan olması ve tekerrüre esas bulunmaması nedeni ile bu noktada direnme kararı verildiğinden sanığın cezasının tekürrür hükümlerine göre arttırılmasına yer olmadığı...",

Görüşüyle 2 nolu bozma nedeni yönünden önceki hükmünde direnmiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının “zamanaşımı nedeniyle bozma ve düşme” istekli 22.03.2012 gün ve 31157 sayılı tebliğnamesi ile önce Yargıtay 6. Ceza Dairesine, Yargıtay 6. Ceza Dairesince görevsizlik kararı ile Yargıtay 2. Ceza Dairesine, Özel Dairece de 25.09.2012 gün ve 20569-41919 sayılı tevdi kararıyla Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır:

KARAR : Sanığın hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında 765 sayılı TCK`nun 81. maddesinin uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkin ise de, dava zamanaşımının gerçekleşip gerçeklemediği hususunun Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir.

İncelenen dosya içeriğinden;

24.12.2003 tarihinde gerçekleştirildiği iddia olunan eylem nedeniyle sanık hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasında, dava zamanaşımını kesen en son işlemin 16.10.2008 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu ve zamanaşımını durduran bir neden de bulunmadığı anlaşılmaktadır.

765 sayılı TCK’nun 102. maddesinde, kanunlarda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davasının maddede yazılı sürelerin geçmesiyle ortadan kalkacağı düzenlenmiş, maddenin dördüncü fıkrasında da beş seneden fazla olmamak üzere hapis ya da para cezalarını gerektiren suçlarda bu sürenin beş sene olacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı kanunun 104/2. maddesi uyarınca kesen bir nedenin bulunması halinde, zamanaşımı kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak ve ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır.

Ceza Genel Kurulunun 26.06.2012 gün ve 978-250 ile 23.01.2007 gün ve 254-5 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi, yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda yerel mahkeme ya da Yargıtay, re’sen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar verecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK`nun 491. maddesinin ilk fıkrasında düzenlenen hırsızlık suçuna altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup, buna göre aynı kanunun 102/4. maddesi uyarınca bu suçun asli dava zamanaşımı 5 yıl, 104/2. maddesi de göz önünde bulundurulduğunda kesintili dava zamanaşımı 7 yıl 6 aydır.

Suç niteliği yönünden aleyhe temyizin bulunmadığı olayda, daha ağır başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 24.12.2003 tarihinde gerçekleştirilen eylemle ilgili olarak 765 sayılı TCK`nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımı, dosyanın Ceza Genel Kuruluna intikalinden önce 24.06.2011 tarihinde dolmuş bulunmaktadır.

Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle bozulmasına, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu konuda 1412 sayılı CMUK’nun 5320 sayılı Kanun`un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. ve 5271 sayılı CMK’nun 223. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmelidir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1- Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2008 gün ve 138-383 sayılı direnme hükmünün gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle BOZULMASINA,

Ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda 1412 sayılı CMUK’nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 322. maddesine göre karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,

2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2013 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

 

 

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube