Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
T.C.
DANIŞTAY
7. DAİRE
E. 2005/474
K. 2006/978
T. 28.3.2006
• VERGİLERİN ( ÖTV - KDV ) TEMİNATA BAĞLANMASINA İLİŞKİN İŞLEMİN İDARİ KARAR NİTELİĞİ ( Yalnız İtiraza Tabi Olduğu - İtirazdan Önce Düzeltme Başvurusunda Bulunulduğundan İtiraz Süresinin Geçirildiği/Verilen Cevabın Dava Hakkı Doğurmayacağı )
• İTİRAZA TABİ İDARİ KARARLAR ( İtirazdan Önce Düzeltme Başvurusunda Bulunulduğundan İtiraz Süresinin Geçirildiği/Verilen Cevabın Dava Hakkı Doğurmayacağı - ÖTV. KDV. Gibi Vergilerin Teminata Bağlanmasına İlişkin İşlem )
• TEMİNAT ALINMASINA İLİŞKİN İDARİ KARAR ( 7 Gün İçerisinde İtiraz Edilmesi ve Tesis Edilecek İşleme Tebliğini İzleyen Günden İtibaren 30 Günde Dava Açılması Gereği - Düzeltme Başvurusunda Bulunulduğundan İtiraz Süresinin Geçirildiği/Davanın Reddi )
• ÖTV.`NİN TEMİNATA BAĞLANMASINA İLİŞKİN İŞLEMİN İDARİ KARAR NİTELİĞİ ( Yalnız İtiraza Tabi Olduğu - İtirazdan Önce Düzeltme Başvurusunda Bulunulduğundan İtiraz Süresinin Geçirildiği/Verilen Cevabın Dava Hakkı Doğurmayacağı )
• KDV.`NİN TEMİNATA BAĞLANMASINA İLİŞKİN İŞLEMİN İDARİ KARAR NİTELİĞİ ( Yalnız İtiraza Tabi Olduğu - İtirazdan Önce Düzeltme Başvurusunda Bulunulduğundan İtiraz Süresinin Geçirildiği/Verilen Cevabın Dava Hakkı Doğurmayacağı )
4458/m. 202, 242
4760/m. 1, 2/1, 14, 16
3065/m. 21/b, 49
16 Seri Nolu Gümrük Genel Tebliği/m. 3, 6, 8
1 Seri Nolu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği/m. 16
ÖZET : Vergilerin ( ÖTV, KDV ) teminata bağlanmasına ilişkin işlemin idari karar olması sebebiyle yalnızca itiraza tabi olduğu; olayda, itirazdan önce düzeltme başvurusunda bulunulduğundan, yedi günlük itiraz süresinin geçirildiğinin açık bulunduğu; süresi geçtikten sonra yapılan itiraza verilen cevabın dava hakkı doğurması olanaklı olmadığından, davanın bu nedenle reddi gerekir. 
İstemin Özeti : Van Gümrük Müdürlüğünde tescilli 18.6.2003 gün ve 66 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında 2710.19.87.00.00 tarife ve istatistik pozisyonunda beyan edilen ve davacı Şirkete yediemin olarak teslimi yapılan dişli yağları ve redüktör yağları isimli eşyaya isabet eden özel tüketim vergisinin ve bu vergi üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin teminata bağlanması yolunda tesis edilen işleme vaki itirazın reddine ilişkin gümrük başmüdürlüğü kararının iptali istemiyle açılan davayı; 4458 sayılı Gümrük Kanununun 202`nci maddesi, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 2`nci maddesinin 1`inci fıkrasının ( a ) bendi ve 16`ncı maddesi, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 21`inci maddesinin ( b ) bendi ile 49`uncu maddesi ve 16 Seri Nolu Gümrük Genel Tebliğinin 3`üncü, 6`ncı ve 8`inci maddeleri hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, gümrükte depolama imkanı olmaması sebebiyle mal sahibine teslim edilen eşya ile ilgili vergilerin tahsilini güvence altına almak amacıyla teminat alınabileceği; teminata bağlanan özel tüketim vergisinin üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin irat olarak kaydedilemeyeceği ileri sürülmekte ise de; katma değer vergisinin irat olarak kaydedilmesi değil teminata bağlanmasının söz konusu olduğu; zira; ileride alınacak katma değer vergisinin matrahına özel tüketim vergisi de dahil edileceğinden, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi teminat olarak istenen eşyanın ileride ithaline izin verilmemesi nedeniyle tasfiye hükümlerine tabi tutulması halinde, davacının yükümlülüğünün sona ereceğinin doğal olduğu gerekçesiyle reddeden Van Vergi Mahkemesinin 2.11.2004 gün ve E:2004/31; K:2004/394 sayılı kararının; özel tüketim vergisinin dahilde alınan vergi olması nedeniyle ithalde alınamayacağı, eşyanın yükümlünün tasarruffuna bırakılmaması karşısında, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmediği ve teminata bağlanan özel tüketim vergisi üzerinden katma değer vergisi hesaplanamayacağı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. 
Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. 
Tetkik Hakimi Abidin İLDEŞ`in Düşüncesi: Dosyanın incelenmesinden; 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli ( I ) sayılı listede yer alan ithal eşyası nedeniyle hesaplanan özel tüketim vergisi ile bu vergi üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin teminata bağlanmasına ilişkin işleme vaki itirazın reddi yolundaki kararın iptali istemiyle açılan davanın, Mahkemece, istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle reddedildiği anlaşılmıştır. 
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 1`inci maddesinin ( a ) bendinde, ( I ) sayılı listedeki malların ithalatçıları veya rafinerileri dahil imal edenler tarafından tesliminin özel tüketim vergisine tabi olduğu belirtilmiştir. Sözü edilen hükme göre, verginin konusunun ithal edilen eşyanın teslimi olması nedeniyle, ( I ) sayılı listede yer alan eşyaya ilişkin tahsil edilecek özel tüketim vergisinin dahilde alınması gerekmektedir. 
Her ne kadar, anılan Kanunun 14`üncü maddesinin 4`üncü fıkrasında, Bakanlar Kurulunun vergilendirmeyi ithal aşamasında gümrük idaresine yaptırmaya yetkili olduğu belirtilmiş ise de, bu konuda alınmış herhangi bir Bakanlar Kurulu kararı bulunmadığından, özel tüketim vergisinin gümrük müdürlüklerince istenmesi açıklanan hukuki duruma aykırıdır. Ancak, teminata bağlanması konusunda, 1 Seri Nolu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliğinin 16`ncı maddesinin birinci fıkrası ile gümrük idareleri yetkili kılındığından, teminata bağlanması amacıyla gümrük idarelerince işlem tesis edilebilecektir. 
Olayda da; davalı idarece özel tüketim vergisinin teminata bağlanması söz konusu olduğundan, mahkeme kararının özel tüketim vergisine ilişkin hüküm fıkrasında isabetsizlik mevcut değildir. 
Ancak; 3065 sayılı Kanunun 21`inci maddesi hükmü karşısında, dahilde alınması gereken özel tüketim vergisinin ithalde alınan katma değer vergisinin matrahına ilave edilmesi mümkün olmadığı gibi, gümrük müdürlüklerinin dahilde alınması gereken katma değer vergisinin tahsili ve teminata bağlaması konusunda yetkileri de yoktur. Bu bakımdan, dahilde alınan özel tüketim vergisi üzerinden hesaplanan dahilde alınması gereken katma değer vergisinin teminata bağlanmasında yetkili olmayan davalı Gümrük Müdürlüğünce tesis edilen işlemin katma değer vergisine dair kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, mahkeme kararının buna ilişkin hüküm fıkrasında isabet görülmemiştir. 
Açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının özel tüketim vergisine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin reddi; katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir. 
Danıştay Savcısı Emel CENGİZ`in Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49`uncu maddesinin 1`inci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. 
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. 
TÜRK MİLLETİ ADINA 
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: 
KARAR : Dosyanın incelenmesinden; davacı Şirket adına tescilli gümrük giriş beyannamesi ile 2710.19.87.00.00 tarife ve istatistik pozisyonunda beyan edilen dişli yağları ve redüktör yağları isimli eşyaya isabet eden özel tüketim vergisinin ve bu vergi üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin teminata bağlanması yolunda tesis edilen işlemin, 1.10.2003 tarihinde tebliği üzerine, 7.10.2003 tarihinde davalı Gümrük Müdürlüğüne yapılan düzeltme başvurusunun reddinden sonra, Hakkari Gümrükleri Başmüdürlüğü kaydına 4.12.2003 tarihinde giren dilekçeyle yapılan itirazın reddine ilişkin kararın iptali istemiyle açılan davanın, Mahkemece, istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle reddedildiği anlaşılmıştır. 
4458 sayılı Gümrük Kanununun 202`nci maddesinin 1`inci fıkrasında, gümrük mevzuatı uyarınca, gümrük idarelerinin, gümrük vergilerinin ödenmesini sağlamak üzere teminat verilmesini gerekli görmeleri halinde, bu teminatın yükümlü veya yükümlü olması muhtemel kişi tarafından verileceği belirtilmiş; 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 16`ncı maddesinin 3`üncü fıkrasında, bu Kanuna göre gümrükte vergisi ödenmeyen veya eksik ödenerek ithal edilen malların hiç alınmamış veya eksik alınmış özel tüketim vergisi ile vergiden müstesna olduğu halde yanlışlıkla alınan veya fazla alındığı anlaşılan özel tüketim vergisi hakkında 4458 sayılı Gümrük Kanunundaki esaslara göre işlem yapılacağı; 4`üncü fıkrasında da, ( l ) sayılı listedeki malların ithalinde ödenecek özel tüketim vergisine karşılık olmak üzere türü, tutarı ve çözümüne ilişkin usul ve esasları Maliye Bakanlığı`nca belirlenmek suretiyle teminat alınacağı öngörülmüş; sözü edilen fıkradaki yetkiye dayanılarak yayımlanan 1 Seri Nolu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliğinin 16`ncı maddesinin birinci fıkrasında ise, l sayılı listedeki mallar için özel tüketim vergisi tutarı kadar banka teminat mektubunun gümrük idaresine verilmemesi halinde gümrükleme işlemi yapılmayacağı düzenlemesi yer almış; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 49`uncu maddesinin birinci fıkrasında da, Gümrük Kanunu ile diğer kanunlar uyarınca gümrük vergisi teminata bağlanarak işlem gören her türlü madde ve kıymetlere ait katma değer vergisinin de aynı usule tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır. 
Sözü edilen hükümlere göre, ( I ) sayılı listede yer alan eşyaya ilişkin özel tüketim vergisinin güvenceye alınması konusunda da yetkili kılınan gümrük idarelerinin vergilerin teminata bağlanması için tesis ettikleri işlemler, gümrük idarelerinin yükümlülerin hukukunu etkileyen tasarrufu olduğundan, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 3`üncü maddesinin 5`inci fıkrasında yer alan, karar deyiminin, bağlayıcı tarife ve menşe bilgileri de dahil olmak üzere, gümrük idaresinin, gümrük mevzuatı ile ilgili olarak belirli bir konuda bir veya daha fazla kişi üzerinde hukuki sonuç doğuracak idari tasarrufu olduğu yolundaki hüküm uyarınca, gümrük idareleri tarafından alınabileceği öngörülen idari nitelikteki karardır. 
4458 sayılı Kanunun 242`nci maddesinin 1`inci fıkrasında; yükümlülerin, kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri için, tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde ilgili gümrük idaresine verecekleri bir dilekçe ile düzeltme talebinde bulunabilecekleri; 3`üncü fıkrasında; kişilerin, düzeltme taleplerine ilişkin kararlara, idari kararlara, gümrük vergilerine ve cezalara karşı yedi gün içinde, kararı alan gümrük idaresinin bağlı bulunduğu gümrük başmüdürlüğü nezdinde itiraz edebilecekleri; 7`nci fıkrasında da, gümrük başmüdürlükleri kararlarına karşı, işlemin yapıldığı gümrük müdürlüğünün bulunduğu yerdeki idari yargı mercilerine başvurabilecekleri hükme bağlanmıştır. 
Anılan düzenlemelerde öngörülen düzeltme ve itiraz başvuruları, yargı yerlerine başvurulmadan önce ilgililerce tüketilmesi gereken zorunlu idari başvuru yollarıdır. Bu başvurular için öngörülen ve kamu düzeniyle ilgili olan sürelere uyulmamış olması veya bu yollar tüketilmeden dava açılması hallerinde, bu durumların idari yargı yerlerince kendiliklerinden nazara alınması, İdari Yargılama Hukukunun gereklerindendir. Dolayısıyla; yetkili gümrük idaresince alınan idari kararlara karşı tebliğlerinden itibaren düzeltme yoluna değil; yedi gün içerisinde, işlemi tesis etmiş olan gümrük müdürlüğünün bağlı bulunduğu başmüdürlüğe itiraz yoluna gidilmesi, idari yargı yolunun açılabilmesi için zorunludur. 
Bu bakımdan; ilgili yasada açıkça düzenlenen bu başvuru yolu ve süresi konusuda idarece ilgililere yanlış bilgi verilmiş olmasının, bu yolun kullanılmasına ilişkin koşulları değiştirebileceği düşünülemeyeceğinden; hizmet kusuru nedeniyle tam yargı davasına yol açabilecek nitelikteki böyle bir durum nedeniyle, yasada öngörülmeyen idari başvuru yolunun kullanılması olanaklı değildir. 
Olayda; teminat alınmasına ilişkin idari karara karşı, tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde ilgili başmüdürlüğe itiraz edilmesi ve itiraz üzerine tesis edilecek işleme karşı da, tebliğini izleyen günden itibaren, otuz günlük dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken; davacı Şirket tarafından, önce yetkisiz makam olan gümrük müdürlüğüne düzeltme başvurusunda bulunularak, bu başvurunun reddedilmesi üzerine, başmüdürlüğe itiraz yoluna gidildiğinden, anılan karar için öngörülen yedi günlük itiraz süresinin geçirildiği açıktır. Dolayısıyla; süresi geçtikten sonra yapılan söz konusu itiraza verilen cevabın, dava hakkı doğurması olanaklı bulunmadığından, davanın, itirazın süresinde yapılmaması nedeniyle reddi gerekirken, işin esası incelenerek verilen kararda isabet mevcut değilse de; temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar, sonucu itibarıyla yerinde bulunan temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 
SONUÇ : Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddine, 25,10 ( YirmibeşyeniTürklirasıonyenikuruş ) Yeni Türk lirası maktu karar harcının temyiz edenden alınmasına, 28.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. 
kazancı.com
 
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube