Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

T.C.

YARGITAY

10. CEZA DAİRESİ

E: 2011/15928

K: 2012/6397

T: 19.03.2012

* KARŞILIKSIZ ÇEK İŞLEMİ YAPILMASINA SEBEBİYET VERMEK ( Şikayet Hakkının Suçun İşlendiği Anda Mağdur Konumundaki Çeki Ödeme İçin Bankaya İbraz Eden Hamile Ait Olduğu - İbraz Eden Dışındaki Lehdar ya da Cirantaların Suçun İşlendiği Anda Mağdur Durumunda Olmadığı )

* ŞİKAYET HAKKI ( Karşılıksız Çek İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Vermek - Şikayet Hakkının Suçun İşlendiği Anda Mağdur Konumundaki Çeki Ödeme İçin Bankaya İbraz Eden Hamile Ait Olduğu )

* HAMİLİN HAKLARI ( Karşılıksız Çek İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Vermek - Şikayet Hakkının Suçun İşlendiği Anda Mağdur Konumundaki Çeki Ödeme İçin Bankaya İbraz Eden Hamile Ait Olduğu )

* ÇEKİN İBRAZ EDİLMESİ ( Karşılıksız Çek İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Vermek - İbraz Eden Dışındaki Lehdar ya da Cirantaların Suçun İşlendiği Anda Mağdur Durumunda Olmadığı/Şikayet Hakları Bulunmadığı ) 5941/m.5, 16

ÖZET: 5941 sayılı Çek Kanunu uyarınca çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan dolayı şikayet hakkı sadece, suçun işlendiği anda mağdur konumundaki çeki ödeme için bankaya ibraz eden hamile aittir. Çeki ibraz eden dışındaki lehdar ya da cirantaların suçun işlendiği anda mağdur durumunda olmamaları nedeniyle şikâyet hakları yoktur. Bu husus gözetilmelidir.

DAVA: Yüksek Adalet Bakanlığı`nın, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan şüpheli K. Ö. hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararla ilgili KARŞIYAKA 2. Ağır Ceza Mahkemesi`nce 20.05.2011 tarihinde 2011/1150 değişik iş sayı ile verilen itirazın reddi kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca dosyanın 22.08.2011 tarihli ihbar yazısı ekinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

KARAR: İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı`nca, 15.10.2010 ve 10.11.2010 tarihlerinde ibraz edilen çeklerle ilgili "karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" suçundan şüpheli K. Ö. hakkında yapılan soruşturma sonucunda, 11.04.2011 tarihinde 2011/29964 soruşturma ve 2011/17238 karar sayı ile şikayetçi şirketin şikayet hakkının bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, şikayetçi vekilinin bu karara itirazının Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi`nce verilen 20.05.2011 tarihli ve 2011/1150 değişik iş sayılı kararla reddedildiği anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Dosya kapsamına göre, sanığın ING Bank A.Ş. Düzce Şubesi nezdinde bulunan hesabından keşide ettiği 15.10.2010 tarihli ve 7.500,00 TL. bedelli çek ile 10.11.2010 keşide tarihli ve 7.500,00 TL. bedelli çekte, müşteki K. Lastik San. Tic. Ltd. Şti.`nin cirosunun bulunmaması sebebiyle şikayet hakkının olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, dosyada bulunan çek fotokopilerinde müşteki firmaya ait kaşenin okunamadığı, sadece imza bulunduğu, oysa müşteki vekilinin İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2011/4157 sayılı dosyasında bulunan çek asıllarından elde ederek dosyaya ibraz ettiği renkli fotokopilerde, müşteki firmaya ait kaşenin ve imzanın çek arkasında bulunduğu anlaşıldığından, tereddüt halinde çek aslının ilgili icra dairesinden getirtilerek incelenebileceği ve sonucuna göre bir karar verilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi`nin 20.05.2011 tarihli kararının bozulması istenmiştir. 5941 sayılı Kanun`un 5. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre; 5941 sayılı Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen "çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçu"ndan dolayı şikayet hakkı sadece, suçun işlendiği anda mağdur konumundaki "çeki ödeme için bankaya ibraz eden hamile" aittir. Çeki ibraz eden dışındaki lehdar ya da cirantaların suçun işlendiği anda mağdur durumunda olmamaları nedeniyle şikâyet hakları yoktur.

SONUÇ: Somut olayda, şikayetçi şirketin, suç konusu çekleri ibraz eden hamil değil çeklerin cirantası konumunda bulunması nedeniyle şikayet hakkına sahip olmadığı, bu durumda gerek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın gerekse Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi`nin 20.05.2011 tarihli ve 2011/1150 değişik iş sayılı kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu anlaşıldığından; yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, dosyanın adı geçen Mahkemeye iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 19.03.2012 tarihinde üye Mustafa Kaya`nın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY :03.04.1985 tarihinde yürürlüğe giren 19.03.1985 tarihli ve 3167 sayılı Kanun`un 16. maddesinin 2. fıkrasındaki, "Bu fiillerden dolayı takibat yapılması çek hamilinin şikayetine bağlıdır" ibaresinin yürürlükte olduğu dönemde Yargıtay uygulamasında cirantanın şikâyet hakkı kabul edilmiştir.

5941 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1. cümlesinde, bulunan "hamilinin şikâyeti üzerine" ifadesindeki "hamil" sözünden sadece "çeki ibraz eden hamil" değil, çekde cirosu bulunan ve yasal olarak elinde bulunduran kişilerin`de anlaşılması gerekir.

3167 sayılı Kanunda değişiklik yapan 26.02.2009 tarih ve 4814 sayılı Kanun`un 16. maddesi ile eklenen 16b maddesinde; " 16. maddede öngörülen suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, hamilin, çeki elinde bulundurmaları koşulu ile ödemede bulunan cirantanın veya kanunî veya akdî teminatı nedeniyle tam ödemede bulunan bankanın şikâyetine bağlıdır." ifadesi, bankanın şikâyet hakkını belirtmek için yer almıştır. 5941 sayılı Kanunda ciranta ve banka ifadesinin yer almaması bunların şikâyet hakkı olmadığı anlamına gelmez. 5941 sayılı Kanun`un 5. maddesi sadece "hamilden" söz etmekte olup "ibraz eden hamil" ibaresini kullanmamaktadır. Bu nedenle çeki elinde bulunduran cirantanın şikâyet hakkı olduğu, kanun yararına bozma isteğinin yerinde olduğu düşüncesiyle Sayın çoğunluğun kanun yararına bozma isteğinin reddine ilişkin düşüncesine katılmıyorum.


İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube