Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
E. 2006/2169
K. 2010/562
T. 8.4.2010
• REKABET İHLALİ ( 4054 S. Yasada İşlemlerin Kesinleşmesine İlişkin Bir Kural Bulunmadığından 2577 S. Yasa`nın 11. Maddesinin Rekabet Kurulu İşlemleri Hakkında da Uygulanması Gerektiği )
• REKABET KURULU KARARI ( İlgililerin Başvuruları Üzerine Geri Alma Kaldırma ve Değiştirme Yetkisi de Bulunduğundan Bu Yetkinin Kullanılması Suretiyle Tesis Edilen İşlemin Hukuka Uygun Olup Olmadığı İncelenerek Uyuşmazlık Hakkında Bir Karar Verilmesi Gerektiği )
• GERİ ALMA KALDIRMA VE DEĞİŞTİRME YETKİSİ ( Bu Yetkinin Kullanılması Suretiyle Tesis Edilen İşlemin Hukuka Uygun Olup Olmadığı İncelenerek Uyuşmazlık Hakkında Bir Karar Verilmesi Gerektiği )
2577/m.11
4054/m.1, 20, 27, 42, 55
ÖZET : Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle, 4054 sayılı Yasada işlemlerin kesinleşmesine ilişkin bir kural bulunmadığından, 2577 sayılı Yasa`nın 11. maddesinin Rekabet Kurulu işlemleri hakkında da uygulanması gerekmektedir. Bu itibarla, işlem tesisine esas alınan olguların gerçek olmadığını ileri süren ilgili kişi ve kuruluşlar tarafından, rekabetin korunması amacıyla tesis edilmiş olan işlemlerin geri alınması, değiştirilmesi ya da kaldırılması amacıyla yapılan başvuruların 2577 sayılı Yasanın anılan 11. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru niteliğinde olduğu sonucuna varılmaktadır. 
 
Davalı idare tarafından tesis edilen ilk kararın yeniden değerlendirilmesi isteğini içeren başvurunun 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru olduğu açıktır. Bu durumda, Rekabet Kurulunun, 4054 sayılı Kanun ile kendisine tanınan yetkileri kullanmak suretiyle yaptığı işlemleri, ilgililerin başvuruları üzerine geri alma, kaldırma ve değiştirme yetkisi de bulunduğundan, bu yetkinin kullanılması suretiyle tesis edilen işlemin hukuka uygun olup olmadığı incelenerek uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekir. 
 
İstemin Özeti : Danıştay Onüçüncü Dairesi`nin 10.10.2005 günlü, E: 2005/4545, K: 2005/4937 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması, davalı idare tarafından istenilmektedir. 
 
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. 
 
Danıştay Tetkik Burakhan Melikoğlu`nun Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. 
 
Danıştay Savcısı Emin Celalettin Özkan`ın Düşüncesi : Danıştay dava dairelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. 
 
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. 
 
TÜRK MİLLETİ ADINA 
 
Hüküm veren Danıştay idari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü: 
 
KARAR : Dava; davacının, Bayer AG`nin hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu ihlal ettiği yolundaki şikayetinin reddi üzerine şikayet konusu hususların yeniden incelenmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin Rekabet Kurulu`nun 2.9.2004 günlü, 04-57/779-197 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. 
 
Danıştay Onüçüncü Dairesi 10.10.2005 günlü, E:2005/4545, K:2005/4937 sayılı kararıyla; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun`un “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kollanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamak olduğunun hükme bağlandığı, Kanun`un diğer maddelerinde de bu amacın gerçekleştirilmesine yönelik maddi hukuk kurallarının yanı sıra, bu kuralları uygulayacak olan Rekabet Kurulunun izleyeceği usullerin ayrıntılı olarak düzenlendiği ve Kanun`un bu özelliği gereği özel bir idari usul yasası niteliği taşıdığı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 11. maddesinde ise, idari işlemlere karşı başvuru öngörülerek itiraz yolunun düzenlendiği ve tüm idari işlemlere ilişkin genel bir hükme yer verildiği; ancak 4054 sayılı Kanun`da özel bir idari usul kuralı bulunduğundan, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem niteliği taşıdığında kuşkuya yer bulunmayan Rekabet Kurulu kararlarına karşı ilgililerin başvuru yollarının 2577 sayılı Kanun`un 11. maddesine göre değil, özel hüküm niteliğinde olan, dolayısıyla öncelikle uygulanması gereken 4054 sayılı Kanun`un 55. maddesine göre değerlendirilmesi gerektiği; 4054 sayılı Kanun`un dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 55. maddesinin 1. fıkrasında, Kurulun nihaî kararlarına, tedbir kararlarına, para cezalarına ve süreli para cezalarına karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren süresi içinde Danıştay’a başvurulabileceği hükmüne yer verildiği, bu hükme göre söz konusu işleme karşı dava yolundan başka kullanılabilecek bir idari itiraz yolunun öngörülmediği; davacının BAYER AG`nin hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle`4054 sayılı Kanun`u ihlal ettiği yolundaki 21.5.2004 tarihli başvurusunun değerlendirilerek Kurul`un 24.6.2004 günlü, 04-43/543-M sayılı kararıyla, şikayet konusu 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığından Kanun`un 42/2. maddesi uyarınca şikayetin reddine karar verildiği, davacının aynı iddiaları içeren ve konunun tekrar değerlendirilmesi talepli 30.6.2004 tarihli başvurusu üzerine 22.7.2004 günlü, 04-48/635-M sayılı Kurul kararıyla konuya ilişkin olarak ön araştırma açılmasına karar verildiği, daha sonra davaya konu edilen 2.9.2004 günlü, 04-57/779-197 sayılı kararla da, 4054 sayılı Kanun kapsamında soruşturma açılmasına gerek bulunmadığına, şikayetin reddine karar verildiği ve alınan 2.9.2004 tarihli Kurul kararının bu davanın konusunu oluşturduğunun anlaşıldığı; bu durumda, 24.6.2004 tarihli ilk Rekabet Kurulu kararının 2577 sayılı Kanun`un 11. maddesi uyarınca itiraz yoluyla incelenmesi olanağı bulunmadığından, aynı Kanun`un 55. maddesine aykırı olarak konunun yeniden incelenerek karar verilmesinde yetki yönünden hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. 
 
Davalı idare, dava konusu işlemin konuyla ilgili maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla açılan önaraştırma sonucunda tesis edildiğini, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca resen araştırma yetkisi bulunan Kurumun maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla her aşamada yeni bir inceleme yapıp yeni işlemler tesis edebileceğini öne sürmekte ve kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. 
 
Dosyanın incelenmesinden, davacının BAYER AG`nin hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle 4054 sayılı Kanun`u ihlal ettiği yolundaki 21.5.2004 tarihli başvurusunun değerlendirilerek Kurul`un 24.6.2004 günlü, 04-43/543-M sayılı kararıyla, şikayet konusunun 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığı gerekçesiyle Kanun`un 42/2. maddesi uyarınca şikayetin reddine karar verildiği, davacının aynı iddiaları içeren ve konunun tekrar değerlendirilmesi talepli 30.6.2004 tarihli başvurusu üzerine 22.7.2004 günlü, 04-48/635-M sayılı Kurul kararıyla konuya ilişkin olarak ön araştırma açılmasına karar verildiği, daha sonra 2.9.2004 günlü, 04-57/779-197 sayılı kararla da, 4054 sayılı Kanun kapsamında soruşturma açılmasına gerek bulunmadığına, şikayetin reddine karar verildiği, 9.12.2004 tarihinde tebliğ edilen 2.9.2004 tarihli Kurul kararının bu davanın konusunu oluşturduğu anlaşılmaktadır. 
 
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 1. maddesinde; bu Kanunun amacının, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamak olduğu hükme bağlanmış; aynı Kanunun 20. maddesiyle de, mal ve hizmet piyasalarının serbest ve sağlıklı bir rekabet ortamı içinde teşekkülünün ve gelişmesinin temini İle bu Kanunun uygulanmasını gözetmek ve Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine getirmek üzere kamu tüzel kişiliğini haiz idari ve mali özerkliğe sahip Rekabet Kurumu teşkil edilmiştir. Aynı Kanunun, Rekabet Kurumunun karar organı olan Rekabet Kurulunun görev ve yetkilerinin sayıldığı 27. maddenin ( a ) bendinde de, bu Kanunda yasaklanan faaliyetler ve hukuki işlemler hakkında başvuru üzerine veya resen inceleme, araştırma ve soruşturma yapmak, bu Kanunda düzenlenen hükümlerin ihlal edildiğinin tespit edilmesi üzerine, bu ihlallere son verilmesi için gerekli tedbirleri alıp bundan sorumlu olanlara idari para cezaları uygulamak, Kurula verilen görev ve yetkiler arasında sayılmıştır. 
 
4054 sayılı Kanunun anılan hükümleri ile diğer hükümleri bir bütün olarak incelendiğinde; mal ve hizmet piyasalarında oluşabilecek rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemenin, serbest sağlıklı bir rekabet ortamı oluşmasını sağlamanın ve bunu sürekli kılmanın, mat ve hizmet piyasalarında bir rekabet ihlali ortaya çıktığında, bu ihlale son verilmesi için gerekli tedbirleri alarak bir ön araştırma veya soruşturma sonucunda sorumlular hakkında yaptırım uygulamanın Rekabet Kurulunun görev ve yetkileri arasında olduğu anlaşılmaktadır. Kurula tanınan “resen inceleme” yapma yetkisi de belirtilen yetkilerin etkin bir şekilde kullanımını sağlamaya yöneliktir. 
 
Buna göre, Rekabet Kurulu, rekabetin korunmasını sağlamak amacıyla belli bir mal ve hizmet piyasasına ya da piyasada faaliyet gösteren belli kişi ve kuruluşlara yönelik olarak her aşamada inceleme ve araştırma yapmaya, işlemler tesis etmeye ve düzenleme yapmaya yetkili bulunmaktadır. 
 
Rekabetin korunmasının ve bozulması halinde sağlanmasının temel amaç olduğu dikkate alındığında, anılan yetkinin kullanılması suretiyle tesis edilen işlemlerin, işlem tesisine esas alınan olguların gerçek olmadığını ileri süren ilgililerin başvuruları üzerine ya da resen geri alınması, değiştirilmesi veya kaldırılması da söz konusu yetkinin kapsamında bulunmaktadır. 
 
Diğer yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 11. maddesinde; ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı kuralına yer verilmiştir. 
 
Bu kural ile, tüm idari işlemler için genel bir düzenleme yapılmış olduğundan, hakkında aksi yönde özel bir düzenleme bulunmayan bütün işlemler için genel kuralın uygulanması gerekmektedir. 
 
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 55. maddesinde, “Kurulun nihai kararlarına, tedbir kararlarına, para cezalarına ve süreli para cezalarına karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren süresi içinde Danıştay’a başvurulabilir. Bu süre içinde yargı yoluna başvurulmazsa karar kesinleşir.” kuralı yer almakta İken, 15.8.2003 günlü, 25200 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4971 sayılı Yasanın 25. maddesi ile 55. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu süre içinde yargı yoluna başvurulmazsa karar kesinleşir.” ibaresi, “Kurul kararlarına karşı yargı yoluna başvurulması kararların uygulanmasını ve para cezalarının takip ve tahsilini durdurmaz.” şeklinde değiştirilmiştir. Dolayısıyla, dava konusu işlemin tesis edildiği 2.9.2004 tarihi itibariyle, 4054 sayılı Yasada işlemlerin kesinleşmesine ilişkin bir kural bulunmadığından, 2577 sayılı Yasa`nın 11. maddesinin Rekabet Kurulu işlemleri hakkında da uygulanması gerekmektedir. 
 
Bu itibarla, işlem tesisine esas alınan olguların gerçek olmadığını ileri süren ilgili kişi ve kuruluşlar tarafından, rekabetin korunması amacıyla tesis edilmiş olan işlemlerin geri alınması, değiştirilmesi ya da kaldırılması amacıyla yapılan başvuruların 2577 sayılı Yasanın anılan 11. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru niteliğinde olduğu sonucuna varılmaktadır. 
 
Davalı idare tarafından tesis edilen 24.6.2004 günlü, 04-43/543-M sayılı ilk kararın yeniden değerlendirilmesi isteğini içeren başvurunun 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru olduğu açıktır. 
 
Bu durumda, Rekabet Kurulunun, 4054 sayılı Kanun ile kendisine tanınan yetkileri kullanmak suretiyle yaptığı işlemleri, ilgililerin başvuruları üzerine geri alma, kaldırma ve değiştirme yetkisi de bulunduğundan, bu yetkinin kullanılması suretiyle tesis edilen işlemin hukuka uygun olup olmadığı incelenerek uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekmekte iken, dava konusu işlemlerin itiraz yoluyla incelenmesi olanağı bulunmadığının kabulü suretiyle verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir. 
 
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüne, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 10.10.2005 günlü, E: 2005/4545, K: 2005/4937 sayılı kararının BOZULMASINA, 08.04.2010 gününde oyçokluğu ile karar verildi. 
 
KARŞI OY : 
 
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum. 
 
 
 
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube