Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
(H)TALEBİN DEĞERLENDİRİLMESİ ( Poliçe Limitinden Bakiyeye Göre Değerlendirilme Yapılmasının Gerekmesi-Poliçedeki Teminat Türlerinin Belirlenmesi )

T.C.

YARGITAY

10. HUKUK DAİRESİ

E. 2003/1157

K. 2003/1011

T. 24.2.2003

• RÜCUAN ALACAK DAVASI ( Trafik Kazasında Yaralanıp Bilahare Ölen Sigortalının Hak Sahiplerine Yapılan Harcamalar Üzerine Uğranılan Kurum Zararının Rücuan Ödetilmesinin Talep Edilmesi )

• TALEBİN DEĞERLENDİRİLMESİ ( Poliçe Limitinden Bakiyeye Göre Değerlendirilme Yapılmasının Gerekmesi-Poliçedeki Teminat Türlerinin Belirlenmesi )

• SİGORTA ŞİRKETİNE BAŞVURU ( Yazılı Şekilde Şirkete Şirketine Başvurulduğu Halde Gerekli Ödeme Yapılmamışsa Başvuru Tarihinde Sigorta Şirketinin Temerrüde Düştüğünün Kabul Edilmesi )

• TEMERRÜT ( Yazılı Şekilde Şirkete Şirketine Başvurulduğu Halde Gerekli Ödeme Yapılmamışsa Başvuru Tarihinde Sigorta Şirketinin Temerrüde Düştüğünün Kabul Edilmesi )

2918/m.98,99,108

506/m.39

ÖZET : Davalı Sigorta Anonim Şirketi`nin hak sahiplerine yaptığı ödemenin poliçedeki teminat türlerinden hangisine ilişkin olduğu saptanarak, talep; poliçe limitinden bakiyeye göre değerlendirilmelidir.

Sigorta Şirketi yönünden faiz başlangıcı ( temerrüt ) tarihinin hiçbir duraksamaya sebebiyet vermeyecek açıklıkta belirlenmesi gerekir. İlgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98, 99 ve 108. maddeleri ile 03.05.1997 gün ve 22978 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliğinin 12, 13 ve 14. maddelerinde yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulduğu halde gerekli ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinde sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemişse sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemez. Bu durumda faiz başlangıcının; sigorta şirketi aleyhine icra takibine girişilmişse takip tarihi, dava açılmışsa dava tarihi olarak kabul ve tespiti gerekir.

DAVA : Davacı, trafik kazasında yaralanıp bilahare ölen sigortalının hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.

Hükmün, davalılardan İ... Sigorta A.Ş. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hüseyin Erol tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR : 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı İ... Sigorta Anonim Şirketinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davalı İ... Sigorta Anonim Şirketi`nin hak sahiplerine yaptığı ödemenin poliçedeki teminat türlerinden hangisine ilişkin olduğu saptanarak, talep; poliçe limitinden bakiyeye göre değerlendirilmelidir.

3-Sigorta Şirketi yönünden faiz başlangıcı ( temerrüt ) tarihinin hiçbir duraksamaya sebebiyet vermeyecek açıklıkta belirlenmesi gerekir. İlgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98, 99 ve 108. maddeleri ile 03.05.1997 gün ve 22978 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliğinin 12, 13 ve 14. maddelerinde yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulduğu halde gerekli ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinde sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemişse sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemez. Bu durumda faiz başlangıcının; sigorta şirketi aleyhine icra takibine girişilmişse takip tarihi, dava açılmışsa dava tarihi olarak kabul ve tespiti gerekir.

Mahkemece, dava konusu edilen rücu alacağı için davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce bir başvuru yapılmış olmadığından dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı İhlas Sigorta Anonim Şirketinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Başkan Resul Aslanköylü`nün muhalefetine karşı; Üye Coşkun Erbaş, M. Zafer Erdoğan, Süleyman Caner ve Neslihan Sever`in oylarıyla ve oyçokluğuyla 24.02.2003 gününde karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

Davada sigortalıya hastalık sigortası kolundan yapılan sağlık yardımlarının davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesi istenmiş olup, davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 39.maddesidir.

Anılan maddenin başlığı "üçüncü kişinin sorumluluğu" deyimini içermektedir. Hal böyle olunca, bu maddeye göre Kuruma karşı sorumlu olan kişi üçüncü kişidir. Üçüncü kişinin sorumlu tutulabilmesi için kasdı veya suç sayılır hareketinin gerçekleşmesi gerekir.

Somut olayda sigortalı, sürücünün kullandığı aracın çarpması sonucu zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalmış ve yaralanmıştır. Sürücünün Kuruma karşı üçüncü kişi konumunda ve kazanın meydana gelmesinde yüzde yüz kusurlu bulunduğu, davalı sigorta şirketinin de sürücünün kullandığı aracı zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortaladığı tartışmasızdır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık Kurumun, sigortalının halefi olup olmadığı, sigortalıya hastalık sigortası kolundan yapılan yardımların Kurumca Sosyal Sigortalar Kanunu madde 39 çerçevesinde davalı sigorta şirketinden istenebilip istenemeyeceği noktasındadır.

Hemen ifade etmek gerekirse öğretinin baskın görüşüne göre, bir hakkın halefiyet ilkesine dayandığının kabul edilebilmesi için yasalarda açık bir hükmün bulunması şarttır. Ayrıca halefiyete ilişkin hükümler istisnai hükümler olup genişletici yoruma tabi tutulamaz. Oysa ne 39.maddede ne de Sosyal Sigortalar Kanununun diğer maddelerinde Kurumun rücu hakkının halefiyet ilkesine dayandığına ilişkin bir hüküm mevcuttur. Hal böyle olunca Kurum, sigortalının halefi sıfatıyla sigorta şirketinden herhangi bir talepte bulunamaz.

Öbür yandan Kurumun, sigortalının halefi olduğu kabul edilse bile somut olayda sözü edilen 39.maddede öngörülen koşullar sigorta şirketi açısından gerçekleşmemiş olduğundan davalı sigorta şirketi Kuruma karşı yine sorumlu tutulamaz. Zira davalı sigorta şirketinin, zararlandırıcı sosyal sigorta olayının oluşmasında kasdı veya suç sayılır hareketi iddia ve ispat edilmediğinden 39.maddede öngörülen koşulların oluşmadığı açık seçik ortadadır. Kaldı ki sigortalının, sigorta şirketi hakkındaki talep hakkının yasal ve hukuksal dayanağı ne 39. ne de Borçlar Kanununun 41 ve ardından gelen maddeleridir. Talebin yasal dayanağı Karayolları Trafik Kanunu olup sigortalı, sigorta şirketiyle araç maliki arasında yapılan sigorta akdi çerçevesinde talepte bulunabilir.

Açıklanan bu nedenlerle davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasına ilişkin yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşündeyim. Sayın çoğunluğun Bozma kararında gösterilen gerekçe-ye katılamıyorum Davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.  

yarx

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube