Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

(T) İcra Emrinin İptali,icra kefaleti

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/5546

K. 2012/21754

T. 21.6.2012

• İCRA EMRİNİN İPTALİ DAVASI ( Usulüne Uygun İcra Kefaleti Olsa Dahi Hakkında Takip Yapılan Borçlu Yönünden Takip Kesinleşmedikçe İcra Kefiline İcra Emri Çıkarılamayacağı )

• İCRA KEFALETİ ( İcra Emrinin İptali Davası - Asıl Borçluya Ödeme Emri Tebliğ Edilip Takip Kesinleştirilmeden İcra Kefiline İcra Emri Gönderildiğinden İcra Emrinin İptaline Karar Verilmesi Gerektiği )

• İCRA TAKİBİNİN KESİNLEŞMESİ ( İcra Emrinin İptali Davası - Asıl Borçluya Ödeme Emri Tebliğ Edilip Takip Kesinleştirilmeden İcra Kefiline İcra Emri Gönderildiğinden İcra Emrinin İptaline Karar Verilmesi Gerektiği )

2004/m.8,38

ÖZET : Usulüne uygun icra kefaleti olsa dahi, hakkında takip yapılan borçlu yönünden takip kesinleşmedikçe icra kefiline icra emri çıkarılamayacağı gibi, borç miktarının kesinleşmemesi halinde takibin devamı da mümkün değildir. Somut olayda asıl borçluya ödeme emri tebliğ edilip, takip kesinleştirilmeden icra kefiline icra emri gönderilmiştir. Mahkemece şikayetçiye gönderilen icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Armağan Keskin Sarıbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:

KARAR : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de:

İcra kefaletinin şekli hakkında İ.İ.K. nun da özel bir hüküm bulunmadığından. B.K. nun 483 ve takip eden maddeleri hükümleri gözetildiğinde, yazılı şekilde olması ve kefalet taahhüdünün altında kefilin imzasının bulunması yeterlidir.

İ.İ.K.nun 38. maddesi gereğince icra dairesindeki, kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Üçüncü kişilerin icra dairesi önünde takip borçlusunun borcuna kısmen veya tamamen kefil olması, diğer bir ifadeyle borçlunun borcun ödenmesini kısmen veya tamamen üstlenmesi halinde icra kefaleti doğar. Kefaletin geçerli olabilmesi için, kefilin beyanının icra tutanağına geçirilmesi ve tutanağın altının imzalanması gerekir ( İ.İ.K. m. 8 ). Ayrıca kefilin kefil olduğu miktarın belirli olması ( borcun tamamı veya kefalet kısmi ise kısmen kefil olunan miktar ) ve kefaletin herhangi bir koşula bağlı olmaması gerekir. Maddede de açıkça belirtildiği gibi buradaki kefalet müteselsil kefalettir. Ayrıca, ihtiyati haciz sırasında verilen icra kefaleti de geçerli olup, asıl borçlu hakkında takip iptal edilmediği sürece kefaletin geçerliliği devam eder.

Ancak, usulüne uygun icra kefaleti olsa dahi, hakkında takip yapılan borçlu yönünden takip kesinleşmedikçe icra kefiline icra emri çıkarılamayacağı gibi, borç miktarının kesinleşmemesi halinde takibin devamı da mümkün değildir.

Somut olayda asıl borçluya ödeme emri tebliğ edilip, takip kesinleştirilmeden icra kefiline icra emri gönderilmiştir. Mahkemece şikayetçiye gönderilen icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu olumsuz karar verilmemesi isabetsizdir.

SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.`nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube