Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

(T) Keşideci İsminin Üzerinin Çizilmesi

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 2011/16152

K. 2011/14698

T. 7.7.2011

• İCRA TAKİBİNİN İPTALİ DAVASI ( Takip Dayanağı Belge Bono Niteliğinde Olmadığından Alacaklının Anılan Senede Dayanarak Kambiyo Senetlerine Mahsus Yol ile Takip Yapmasının Mümkün Olmadığı )

• BONO ( Tanzim Edenin Kendisini Lehtar Göstererek Bono Düzenleyemeyeceği - İcra Takibinin İptali İstemi )

• KEŞİDECİ İSMİNİN ÜZERİNİN ÇİZİLMESİ ( İcra Takibinin İptali İstemi - Üzeri Çizilen İsmin Lehdar Olarak Yazıldığı Halinin Esas Alınması Gerektiği )

1086/m.298

6762/m.585,690

2004/m.170

ÖZET : Dava, icra takibinin iptali istemine ilişkindir. Bir kimse poliçelerde olduğu gibi kendi emrine bono tanzim edemez. Bir başka anlatımla bonoyu tanzim eden, kendisini lehtar göstererek bono düzenleyemez. Zira, poliçedeki keşideciyle bonodaki keşideci aynı konumda olmayıp; poliçede kabul eden muhatap, bonodaki keşideci durumundadır. Eğer böyle bir şeyi mutlaka istiyorsa, bu hususu poliçe düzenlemek suretiyle gerçekleştirebilir.

Bu durumda, üzeri çizildiği belirtilen keşideci isminin lehdar olarak yazıldığı halinin esas alınması gerektiğinden, takip dayanağı belge, bono niteliğinde olmadığından, alacaklının anılan senede dayanarak kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip yapması mümkün değildir. O halde mahkemece takibin iptaline karar verilmesi gerekir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği düşünüldü:

KARAR : H.U.M.K.`nun 298 inci maddesine göre; "Senette mevcut bulunan çıkıntı ve kezalik senedin metninde veya hamişindeki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde keenlemyekündur.

Yalnız bu kabil çıkıntı, hak ve silinti mahkemece senedin sıhhat veya manasına müessir olacak mahiyette görülürse senet kısmen veya tamamen hükümsüz addolunabilir."

Takip dayanağı bonoda keşideciyle lehdarın aynı kişi olduğu, ancak lehdar olarak yazılı keşideci isminin üzerinin paraf edilmeksizin çizilip, yanına takip yapan alacaklının isminin yazıldığı itirazında bulunulmaktadır.

T.T.K.nun 585 inci maddesi hükmüne göre, poliçe keşidecinin emrine yazılı olabileceği gibi bizzat keşideci üzerine veya bir üçüncü kişi hesabına da keşide edilebilir. Ancak T.T.K.nun 690. maddesi aynı Kanunun 585 inci maddesine yollama yapmadığından anılan madde bonolar için uygulanamaz. Bir kimse poliçelerde olduğu gibi kendi emrine bono tanzim edemez. Bir başka anlatımla bonoyu tanzim eden, kendisini lehtar göstererek bono düzenleyemez. Zira, poliçedeki keşideciyle bonodaki keşideci aynı konumda olmayıp; poliçede kabul eden muhatap, bonodaki keşideci durumundadır. Eğer böyle bir şeyi mutlaka istiyorsa, bu hususu poliçe düzenlemek suretiyle gerçekleştirebilir.

Bu durumda, üzeri çizildiği belirtilen keşideci isminin lehdar olarak yazıldığı halinin esas alınması gerektiğinden, takip dayanağı belge, bono niteliğinde olmadığından, alacaklının anılan senede dayanarak kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip yapması mümkün değildir. O halde mahkemece İ.İ.K.nun 170/a maddesi hükmü gereği takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.nun 428 inci maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 


İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube