Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
ATAMADA DEĞİŞİK GARNİZONLARDA GÖREV YAPMA İLKESİ
 
ÖZETİ:Davacının garnizon hizmet süresini doldurduğundan bahisle rotasyon gereği tesis edildiği belirtilen dava konusu işlemin, Subay ve Astsubay Atama Yönetmeliğinin “Hizmet ihtiyacına göre değişik garnizonlara atama ilkesi” başlıklı 6’ncı maddesi ile korunan “değişik garnizonlarda görev yapma” ilkesine aykırı olduğu, bu bağlamda takdir yetkisi kullanılırken “kamu yararı” ile “birey yararı” arasındaki dengenin gözetilmediği, bu itibarla dava konusu atama işleminin hukuka aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
 
Davacı, 12.05.2011 tarihinde Kocaeli 2’nci İdare Mahkemesinde, 17.05.2011 tarihinde AYİM’de kayda geçen dava dilekçesinde özetle: 12.06.2001 tarihinde TSK’dan sicilen emekliye ayrıldığını; AYİM 1’inci Dairesinin 09.04.2002 tarih ve 2011/1146 – 2002/567 sayılı kararıyla emeklilik işlemi iptal edilerek göreve iadesinin yapıldığını; 31.07.2011 tarihinde Ristab K.lığına iadei itibar adı altında yeni görevine başladığını; Aralık 2002 tarihinden itibaren atama istek formu doldurarak İzmir’e tayin olmak istemesine rağmen, İzmir garnizonuna tayin edilmediğini; 2006 yılından itibaren doldurduğu atama istek formlarına İzmir garnizonu dışında bir görev yerine atanmak istemediğini yazdığını; idarece, mahkeme kararıyla göreve dönmüş olması sebebiyle kendisini cezalandırma mahiyetinde ve önyargılı atama işlemleri tesis edildiğini; 22 yıllık meslek hayatına rağmen, halen önceki yönergeye göre 1/A, mevcut yönergeye göre 1’inci derece garnizonda görev yapmamış olmasının bu önyargının en açık kanıtı olduğunu; kendisinden çok daha kıdemsiz aynı sınıf ve branştaki astsubayların, çok daha önceki tarihlerdi 1/A veya 1’inci dereceli garnizonlara atanmış olmalarına rağmen, kendisinin, halen mesleki safahatı itibariyle 1’inci derece garnizona atanmamış olmasının hakkaniyetle bağdaşmadığını; bu iddiasına emsal astsubayların kimliklerini bildirmek suretiyle kendisine haksızlık yapıldığını; dava konusu atama işlemiyle, daha önceden görev yapmış olduğu 2’nci dereceli bir garnizona yeniden atanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek işlemin yürütmesinin durdurulmasına ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Dairemizin 28.06.2011 tarihli kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; 1989 – 1996 yılları arasında İzmir-Foça garnizonu (1/C); 1996 – 1998 yılları arasında İskenderun garnizonu (1/B); 1998 – 2003 yılları arasında Aksaz-Marmaris Muğla garnizonu (1/D); 2003 – 2011 yılları arasında Kocaeli garnizonu (1/C) görev yaptıktan sonra, 2011 yılı genel atamaları ile 2’nci derece garnizon olan Kdz. Ereğli garnizonuna atandığı, bilahare bu son atama işleminin iptali istemiyle işbu davayı açtığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 118’inci maddesi; subayların ve astsubayların atanma ve yer değiştirmelerinin, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak, memleketin ekonomik, sosyal, iklim, ulaştırma, kültür ve sağlık durumları ve bunlara benzer yer ve bölge şartları göz önüne alınarak tespit edilecek bölgelere ve garnizonlara; meslek programları, meslek içi eğitim esasları, kadro ihtiyacı, sağlık durumu, idari, asayiş, zaruri sebepler ve istekli bulunulan yerler dikkate alınarak sıra ile yapılacağını buyurmaktadır. Aynı Kanunun 119’uncu maddesi uyarınca çıkarılan ve 01.01.2006 tarihinde yürürlüğe giren Subay ve Astsubay Atama Yönetmeliğinin 14’üncü maddesinde de buna paralel bir hüküm yer almaktadır. Aynı Yönetmeliğin “Hizmet ihtiyacına göre değişik garnizonlara atama ilkesi” başlıklı 6’ncı maddesi: “Subay ve astsubaylar; Türk Silahlı Kuvvetlerinin hizmet ihtiyacı esas alınarak ve bu Yönetmelikte düzenlenmiş esaslar kapsamında, meslek hayatları boyunca değişik garnizonlarda vazife görecek şekilde atama işlemine tabi tutulurlar.” hükmünü; “Garnizon derecelerinin tespiti” başlıklı 17’nci maddesi: “Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca 16’ncı madde esasları çerçevesinde tespit edilecek garnizonlar Subay ve Astsubay Atama Yönergelerinde gösterilir. Yeni ihdas edilecek garnizonlar ile derecelerinde değişiklik yapılması gereken garnizonlar Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından Yönergedeki ilgili listeye dahil edilir.” hükmünü; ‘Garnizon hizmet süreleri’ başlıklı 65’inci maddesi: “‘Subay ve Astsubayların kara ve yüzer birliklerdeki hizmet süreleri: /a) Kara birliklerinde 1 ve 2’nci derece garnizonlarında asgari 3 yıl, 3 ve 4’üncü derece garnizonlarında ise asgari 2 yıl kalış süresi uygulanır. Hizmetin gereği ve benzeri zaruri sebeplerle personelin kara birliklerinde kalış sürelerinin uzatılması veya kısaltılması mümkündür. / b) Yüzer birlikler 5 inci garnizon derecelerindendir. Yüzer birliklere yönelik olarak muharip sınıf subay ve astsubaylar için hizmetin yüzer birliklerde geçirilmesi esastır. Yüzer birliklerde garnizon kalış süresi uygulanmaz.’ hükmünü; Geçici 2’nci maddesi: ‘Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı mensubu subay ve astsubaylardan bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce atananlar, yürürlükten kaldırılan Yönetmeliğin eki yönergede gösterilen garnizon hizmet derece ve sürelerine tabidir.’ hükmünü içermektedir. Yukarıda serdedilen mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmede: Kocaeli garnizonunda garnizon hizmet süresini doldurduğu ve Kocaeli garnizonunda hâlihazırda davacıdan daha uzun süreli görev yapan personel bulunmadığı nazara alındığında 2011 atamalarında atama istemeyen davacının re’sen garnizon dışına atama görmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı görülmektedir. Davacının atandığı garnizon yönünden yapılanan değerlendirmede: Öncelikle, davacının safahatında 1’inci derece (1/A) garnizonunda çalışmadığı kabul edilmek gerekmektedir. Nitekim davalı idare de dava dilekçesine verdiği cevapta aynen “(davacının) … 2003 yılından dava konusu atama işleminin yapıldığı 2011 yılına kadar da (1/C) garnizonu olarak Kabul edilen Kocaeli garnizonunda 8 yıl görev yaptığı, birinci bölge içerisinde (1/A) ve (1/E) garnizon hizmetinin bulunmadığı böylece davacının meslek hayatının B,C,D garnizonlarında geçtiği görülmüştür.” ifadesine yer vermiştir. Davalı idare Dairemizce yürütmenin durdurulmasına karar verilmesinden sonra sunduğu cevaba cevap dilekçesinde ise, bu kez, 2006 yılında vaki Yönetmelik değişikliği sonrası Kocaeli garnizonunun 1’inci derece garnizon statüsünü alması nedeniyle davacının 2006 -2011 arasındaki hizmetinin 1’inci derece hizmeti olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Oysa Subay Astsubay Atama Yönetmeliğinin Geçici 2’nci maddesinin ‘Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı mensubu subay ve astsubaylardan bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce atananlar, yürürlükten kaldırılan Yönetmeliğin eki yönergede gösterilen garnizon hizmet derece ve sürelerine tabidir.’ hükmü karşısında önceki Yönetmelik yürürlükte iken Kocaeli garnizonuna atanmış olan davacı yönünden burada geçen hizmetinin ilke olarak 1’inci derece garnizon hizmeti olarak kabulü mümkün değildir. Bu itibarla, davacının Kocaeli garnizonunda 2006 yılından sonra yaptığı görev sadece 1’inci derece garnizonda (ve Kocaeli garnizonunda) hiç görev yapmamış emsali neşette bir astsubayla karşılaştırılırken bir olgu olarak nazara alınabilecektir. Yoksa bu görevi doğrudan 1’inci derece garnizon görevi olarak kabul etmek mümkün değildir. Bu kabul doğrultusun yapılan değerlendirmede, davacının meslek yaşantısının 22’nci yılında olduğu, 2011 atamalarında İzmir garnizonuna Kd. Bçvş. kadrosuna atanan M.Ö’nün ise 2002 neşetli Kd. Üçvş. olduğu ve bu kişinin atanma nedeninin 1’inci derece garnizon hizmetinin bulunmaması olarak açıklandığı nazara alındığında, meslek hayatının son safhalarında olan davacı istemediği bir garnizon olarak belirttiği Zonguldak garnizonuna atanırken meslek yaşantısının sonraki aşamalarında 1’inci derece garnizona atanabilecek olan bir personelin 1’inci derece garnizona atanmasında takdir yetkisinin hukuka ve mevzuata aykırı olarak kullanıldığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan davalı idare davacının atama istemediğine, 1’inci derece garnizona atanan diğer personelin ise atama istediğine vurgu yapmış ise de, davacının 2011 yılı Atama istek formunda Atama istemediğini beyan etmiş olması, garnizon hizmet safahatı ile uyumlu olmayacak şekilde atanmasını gerektirecek bir durum değildir. Sonuç olarak davacının garnizon hizmet süresini doldurduğundan bahisle rotasyon gereği tesis edildiği belirtilen dava konusu işlemin, yukarıda belirtilen tespitler ışığında, Subay ve Astsubay Atama Yönetmeliğinin “Hizmet ihtiyacına göre değişik garnizonlara atama ilkesi” başlıklı 6’ncı maddesi ile korunan “değişik garnizonlarda görev yapma” ilkesine aykırı olduğu, bu bağlamda takdir yetkisi kullanılırken “kamu yararı” ile “birey yararı” arasındaki dengenin gözetilmediği, bu itibarla dava konusu atama işleminin hukuka aykırı olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; Hukuka aykırı bulunan atama işleminin İPTALİNE, 18 EKİM 2011 tarihinde Üye P.Kur.Alb. İbrahim ÖZER’in Karşı oyu ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ Dava dosyasında yer alan ve davacı ile ilgili gizli belgeler muvacehesinde, idarece tesis edilen atama işleminde kanuni mevzuata aykırı bir husus görülmediğinden, işlemin iptali yönünde oy kullanan sayın çoğunluğun görüşüne katılamadım. 18.10.2011 ÜYE İbrahim ÖZER P.Kur.Alb. (AYİM 1.D.,18.10.2011; E. 2011/967, K. 2011/1611) 
 
 
Dergi No:27
Karar Dairesi:AYİM 1.D
Karar Tarihi:18.10.2011
Karar No: E. 2011/967
Karar No: K. 2011/1611
 
 
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube