Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

HIRSIZLIK

T.C.

YARGITAY

CEZA GENEL KURULU

E. 2012/9-141

K. 2012/142

T. 10.4.2012

• HIRSIZLIK ( Sanığın Devlet Hastanesine 17:30`da Girdiğini Belirttiği/Aksine Kanıt Bulunmadığı - Suçun Gerçekleştiği Yerde Gecenin 18:41`de Başladığı/Eylemin Gece Vakti İşlendiğinin Kabul Edilemeyeceği )

• İŞYERİ DOKUNULMAZLIĞININ İHLALİ ( Sanığın Devlet Hastanesine 17:30`da Girdiğini Belirttiği/Aksine Kanıt Bulunmadığı - Suçun Gerçekleştiği Yerde Gecenin 18:41`de Başladığı/Eylemin Gece Vakti İşlendiğinin Kabul Edilmesinin Hukuka Aykırı Olduğu )

• SUÇUN GECE İŞLENİP İŞLENMEDİĞİNİN TESPİTİ ( Sanığın Devlet Hastanesine 17:30`da Girdiğini Belirttiği/Aksine Kanıt Bulunmadığı - Suçun Gerçekleştiği Yerde Gecenin 18:41`de Başladığının Gözetileceği/Hırsızlık ve İşyeri Dokunulmazlığının İhlali )

5237/m.116,142, 143

ÖZET : Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarında uyuşmazlık; sanığın üzerine atılı hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarını gece vakti sayılan zaman dilimi içerisinde işleyip işlemediğinin belirlenmesine ilişkindir. Sanığın, hırsızlık için Devlet Hastanesine saat 17.30 da girdiğine dair savunması, bu savunmanın aksini gösterir bir kanıtın dosya içerisinde bulunmaması, suç tarihinde eylemin gerçekleştirildiği ilde güneşin saat 17.41 de batması ve gece vakti sayılan zaman dilimin saat 18.41 den itibaren başlayacağının anlaşılması karşısında; sanığın eylemini gerçekleştirdiği kabul edilen saat 17.30 sıralarının gece vakti sayılan zamanı dilimi olarak kabul edilemeyeceğinden, yerel mahkemece hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarının gece vakti sayılan zaman diliminde işlendiğinin kabulüyle uygulama yapılması yasaya aykırıdır.

DAVA : Sanık B. D. hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından açılan kamu davasında: eylemlerin gece vakti işlendiği kabul edilerek: hırsızlık suçundan 5237 Sayılı T.C.K.nın 142/1-b, 143 ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan ise 5237 Sayılı T.C.K.nın 116/2-4 ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna dair Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 1.12.2008 gün ve 360-1000 Sayılı hükmün sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 22.3.2011 gün ve 1886-1790 sayıyla hükmün ONANMASINA karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 24.01.2012 gün ve 337894 sayı ile;

"... Mahkemece, eylemin sanığın aksi kanıtlanamayan savunması karşısında, suç tarihi 15.02.2008 gün ve saat 17.30 sıralarında işlendiği kabul edilmiştir. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesinin verilerine göre suç tarihinde güneşin batış saatinin ( kış saati uygulaması da dikkate alınarak ) 17.41 olduğu görülmektedir.

5237 Sayılı T.C.K.nın 6/1-e maddesinde gece vakti; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlama ve mahkemenin eylemin işleniş saatine dair mevcut kabulü karşısında, eylemin gece vakti değil gündüz işlendiğinin kabulü gerekmektedir.

Bu nedenle, Yüksek Yargıtay 9. Ceza Dairesi`nin 22.3.2011 gün ve 2011/1886 esas 2011/1790 karar sayılı hükmün onanması ilamına karşı sanık lehine itiraz yoluna gitmek zorunluluğu doğmuştur...",

Görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.

Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya. Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır:

KARAR: İnceleme, sanık B. D. hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daireyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın üzerine atılı hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarını gece vakti sayılan zaman dilimi içerisinde işleyip işlemediğinin belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğinden;

15.02.2008 ile 18.02.2008 tarihleri arasında Atatürk Devlet Hastanesi Brifing Salonunun kilitli kapısı kırılmak suretiyle içeriden iki adet bilgisayar monitörüyle oksijen odasının açık olan kapısından girilerek bir adet bilgisayar kasası alındığı iddiasıyla hastane müdür yardımcısı olan E.B. tarafından 18.2.2008 tarihinde kolluğa şikayette bulunulduğu, kolluk görevlilerince düzenlenen 18.02.2008 tarihli olay yeri inceleme raporunda hırsızlık eyleminin gerçekleştirildiği saat konusunda bir tespite yer verilmediği, sanık B. D.`ın Akdeniz Üniversitesinden hırsızlık yapmaya çalıştığı sırada güvenlik görevlilerince 02.03.2008 tarihinde yakalandığı, suç tarihi olan 15.02.2008 günü Antalya İlinde güneşin saat 17.41`de battığı, anlaşılmaktadır.

Müşteki E.B. kollukta, hastanenin brifing odasının kapısını 15.02.2008 günü saat 17.00 da kapattıklarını, brifing salonuna Cumartesi-Pazar kimsenin gelmediğini, 18.2.2008 günü saat 07.45 sıralarında hastane görevli hemşiresinin brifing salonunun kapısının kırıldığını, içerinin dağınık halde olduğunu bildirdiğini, derhal polise haber verdiğini, yapılan incelemede iki adet bilgisayar monitörünün çalındığının belirlendiği, daha sonra hastanenin diğer bölümlerini kontrol ettiklerinde oksijen odasından da bir adet bilgisayar kasası çalındığını tespit ettiklerini ve şikayetçi olduğunu söylemiş,

Mahkemede ise: kolluk ifadesini tekrar ettiğini, şikayetçi olduğunu, ancak kamu davasına katılmak istemediğini belirtmiş, eylemin gerçekleştiği saat konusunda herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. Kollukta susma hakkını kullanan sanık B. D., C.Savcılığında; suçlamayı kabul etmiş, hırsızlık yaptığı hastanelere genellikle mesai bitiminde 18.00-19.00 saatleri arasında girdiğini belirtmiştir.

Sorguda da suçlamayı kabul ederek savcılık anlatımını tekrar ettiğini belirten sanık, mahkemede ise, önceki anlatımlarında olduğu gibi suçlamayı kabul etmiş, hastaneye saat 17.30 sıralarında girerek brifing salonundan hırsızlık yaptığını, ancak oksijen odasına girmediğini, buradan hırsızlık yapmadığını savunmuştur.

Eylemin gece vakti sayılan zaman diliminde gerçekleştirilmesinin, hırsızlık suçu yönünden cezayı artıran bir sebep olduğu, " ( 1 ) Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar artırılır" şeklinde düzenlenmiş olan 5237 Sayılı T.C.K.nın "suçun gece vakti işlenmesi" başlıklı 143 üncü maddesinde açıkça belirtilmiştir.

5237 Sayılı T.C.K.nın "Konut dokunulmazlığının ihlali" başlıklı 116 nci maddesi,

" ( 1 ) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rızayla girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

( 2 ) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi halinde, mağdurun şikayeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.

( 3 ) Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.

( 4 ) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur4` biçiminde düzenlenmiş olup, maddenin 4. fıkrası uyarınca eylemin gece vakti sayılan zaman diliminde gerçekleştirilmesi hem konut, hem de işyeri dokunulmazlığının ihlali suçları yönünden nitelikli hali oluşturmaktadır.

Gece vakti deyiminden ne anlaşılması gerektiği ise 5237 Sayılı T.C.K.nın `Tanımlar başlıklı 6 nci maddesinin 1. fıkrasının ( e ) bendinde; "güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi" şeklinde tanımlanmıştır. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanığın, hırsızlık için Atatürk Devlet Hastanesine saat 17.30 da girdiğine dair savunması, bu savunmanın aksini gösterir bir kanıtın dosya içerisinde bulunmaması, suç tarihinde eylemin gerçekleştirildiği Antalya İlinde güneşin saat 17.41 de batması ve gece vakti sayılan zaman dilimin saat 18.41 den itibaren başlayacağının anlaşılması karşısında; sanığın eylemini gerçekleştirdiği kabul edilen saat 17.30 sıralarının gece vakti sayılan zamanı dilimi olarak kabul edilemeyeceğinden, yerel mahkemece hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarının gece vakti sayılan zaman diliminde işlendiğinin kabulüyle uygulama yapılması usul ve yasaya aykırıdır.

Öte yandan, yerel mahkeme hükmünde 5237 Sayılı T.C.K.nın 53 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uygulanırken, sanığın bu hakları kullanmaktan yoksunluğunun; 3 üncü fıkra gereğince kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, 2 nci fıkra gereğince ise diğer haklar ve yetkiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi de yasaya aykırıdır.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne. Özel Daire onama kararının hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçları yönünden kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün sanık B. D.`ın hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçları yönünden,

"... Sanığın, hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarını gece vakti sayılan zaman diliminde işlemediği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla cezaya hükmolunması ve 5237 Sayılı T.C.K.nın 53 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uygulanırken, sanığın bu hakları kullanmaktan yoksunluğunun; 3 üncü fıkra gereğince kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, 2 nci fıkra gereğince ise diğer haklar ve yetkiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi...",

İsabetsizliklerinden BOZULMASINA karar verilmelidir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1- ) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne,

2- ) Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.3.2011 gün ve 1886-1790 Sayılı onama kararının hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçları yönünden kaldırılmasına,

3- ) Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi`nin 1.12.2008 gün ve 360-1000 Sayılı hükmünün, sanık B. D.`ın hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçları yönünden, "sanığın, hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarını gece vakti sayılan zaman diliminde işlemediği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla cezaya hükmolunması ve 5237 Sayılı T.C.K.nın 53 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uygulanırken, sanığın bu hakları kullanmaktan yoksunluğunun; 3 üncü fıkra gereğince kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, 2 nci fıkra gereğince ise diğer haklar ve yetkiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi" isabetsizliklerinden BOZULMASINA,

4- ) Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 10.04.2012 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

 

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube