Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

(C) Mensubu Olduğu Örgütün Amacı Doğrultusunda Adam Öldürme Suçu Hakkında Yargıtay 9. Ceza Dairesinin Kararı

T.C.

YARGITAY

9. CEZA DAİRESİ

E. 2007/2572

K. 2007/3890

T. 8.5.2007

• MENSUBU OLDUĞU ÖRGÜTÜN AMACI DOĞRULTUSUNDA ADAM ÖLDÜRME ( 5237 S.Y’nın 309/1’de Tanımlanan Suçun İşlenmesi Sırasında Başka Suçu da İşlemesi Nedeniyle - Ayrıca Bu Suçtan Dolayı da Ceza Tayini Gerektiği )

• ANAYASAYI İHLAL ( Mensubu Olduğu Örgütün Amacı Doğrultusunda Adam Öldürme - 5237 S.Y’nın 309/1’de Tanımlanan Suçun İşlenmesi Sırasında Başka Suçu da İşlemesi Nedeniyle Ayrıca Bu Suçtan Dolayı da Ceza Tayini Gerektiği )

• ÖRGÜTÜN AMACI DOĞRULTUSUNDA ADAM ÖLDÜRME ( 5237 S.Y’nın 309/1’de Tanımlanan Suçun İşlenmesi Sırasında Başka Suçu da İşlemesi Nedeniyle Ayrıca Bu Suçtan Dolayı da Ceza Tayini Gerektiği )

765/m.146/1

5237/m.309

ÖZET : Sanığın mensubu olduğu örgütün amacı doğrultusunda adam öldürme eylemine katıldığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Yasanın 309/1. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi sırasında başka suçu da işlemesi nedeniyle, aynı Yasa maddesinin 2.fıkrası uyarınca yasanın amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında, hakkında ayrıca bu suçtan dolayı da ilgili hükümlere göre ceza tayini gerektiği, bu durumda da 765 sayılı TCK.nun 146/1. maddesinin sanık lehine olduğu gözetilmeden değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi, yasaya aykırıdır.

DAVA : Sanıklar Şerefettin Arslan, İlhan Kuş ve Kemal Hakseven hakkında duruşmalı, diğer sanıklar hakkında duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:

KARAR : 1- Sanıklar Şükrü Düzgün ve Ramazan Kayaoğlu hakkında; Hükümden sonra 29.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5532 sayılı Yasanın 6. maddesi ile yeniden düzenlenen 3713 sayılı Yasanın 7. maddesinde suçun unsurları yönünden lehe herhangi bir değişiklik bulunmadığı, ancak; terör örgütüne üye olanların 5237 sayılı TCK.nun 314/2. maddesi hükümlerine göre cezalandırılacağı öngörülmek suretiyle anılan suçların daha ağır yaptırıma bağlandığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca yapılacak lehe yasa değerlendirmesinin sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Toplanan deliller karar yerinde incelenerek, sanıklar Şerefettin Arslan, Kemal Hakseven ve İlhan Kuş`un mensubu bulundukları silahlı çete niteliğindeki örgütün Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasasını zorla değiştirip, yerine dini esaslara dayalı bir sistem getirmek şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden olaya fiilen katıldıklarının sübutu kabul ve eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, sanıklar Şükrü Düzgün ve Ramazan Kayaoğlu`nun terör örgütü üyesi oldukları kabul edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya nazaran verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan C.Savcısı ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında sanıklar İlhan Kuş, Kemal Hakseven ve Şerefettin Arslan müdafilerinin ileri sürdüğü yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar İlhan Kuş, Kemal Hakseven ve Şerefettin Arslan yönünden resen de temyize tabi olan hükmün ONANMASINA,

2- Sanıklar Faysal Arslan, Nafiz Yalçın, Nurettin Ayağ, Sait Şahin, Ahmet Fethi Hulat haklarındaki temyize gelince;

Sanıkların örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin yakalandıkları anlaşıldığından konumlarının 5237 sayılı TCK.nun 221/3. maddesine uyduğu ancak; tüm dosya kapsamından pişmanlık duyarak örgütün dağılmasına veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermedikleri ve Yasada aranan koşulların bu nedenle oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmaları, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık Ahmet Fethi Hulat hakkında; Hükümden sonra 29.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5532 sayılı Yasanın 6. maddesi ile yeniden düzenlenen 3713 sayılı Yasanın 7. maddesinde suçun unsurları yönünden lehe herhangi bir değişiklik bulunmadığı, ancak; terör örgütüne üye olanların 5237 sayılı TCK.nun 314/2. maddesi hükümlerine göre cezalandırılacağı öngörülmek suretiyle anılan suçun daha ağır yaptırıma bağlandığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca yapılacak lehe yasa değerlendirmesinin sonuca etkili olmayacağı anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Silahlı örgüt mensubu olan sanıklar Faysal Arslan, Nafiz Yalçın, Nurettin Ayağ, Sait Şahin hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58/9. maddesi hükmü tayin olunan hapis cezasının infazı sırasında ve infazından sonra uygulanmak üzere denetimli serbestlik tedbiri uygulamasını getirmiş, ayrıca infaz rejiminin de buna göre belirlenmesini öngörmüştür.

Maddenin kapsam ve amacından da anlaşılacağı üzere; bu hususlar ceza değil cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup, bu konunun gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulu gerekse Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek; silahlı örgüt mensubu olmak suçundan mahkum olan sanıklar hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiriler ve aşağıdaki husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafileri ile C.Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin ( c ) bendinde yer alan hak yoksunluğunun aynı Kanunun 53/3. maddesi hükmü uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar olabileceğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının ilgili bölümlerine "5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin "c" bendindeki hakları kullanmaktan aynı maddenin 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" cümlesinin ilavesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3- Sanık Ramazan Şahin hakkında ise;

4959 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce yakalanan sanığın örgüt içindeki konum ve faaliyetleriyle uyumlu şekilde bilgi vermek suretiyle örgütün dağılmasına veya meydana çıkarılmasına yardım ettiğine ya da bilgi ve belge vererek, yahut bizzat çaba göstererek örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olduğuna dair yeterli delil bulunmadığı, bu nedenle de yasada aranan koşulların oluşmadığı gözetilmeden, hakkında anılan yasa hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;

Lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların, somut olayda suçun unsurları, fiilin yeni yasadaki farklı suçları oluşturması hali de nazara alınmak suretiyle, ortaya çıkacak sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği, sanığın mensubu olduğu örgütün amacı doğrultusunda adam öldürme eylemine katıldığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Yasanın 309/1. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi sırasında başka suçu da işlemesi nedeniyle, aynı Yasa maddesinin 2.fıkrası uyarınca yasanın amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında, hakkında ayrıca bu suçtan dolayı da ilgili hükümlere göre ceza tayini gerektiği, bu durumda da 765 sayılı TCK.nun 146/1. maddesinin sanık lehine olduğu gözetilmeden değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,

4- C.Başsavcılığı emanetinde bulunan kanıt niteliğindeki kaset, yayın ve dökümanların dosyada saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hak saklı tutulmak üzere hükmün BOZULMASINA, 08.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.  

yarx

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube