Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

(C) Devletin Askeri Veya Emniyet Teşkilatını Alenen Aşağılama Suçu Hakkında Yargıtay 4. Ceza Dairesinin Kararı

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2011/1635

K. 2011/22906

T. 30.11.2011

• DEVLETİN ASKERİ VEYA EMNİYET TEŞKİLATINI ALENEN AŞAĞILAMA SUÇU ( Soruşturmanın Başlamasının Adalet Bakanının İzin Vermesi Koşuluna Bağlı Olduğu - Cumhuriyet Savcısının Resen Soruşturma Yapma Yetkisi Bulunmadığı )

• ADALET BAKANININ İZNİ ( Devletin Askeri veya Emniyet Teşkilatını Alenen Aşağılama Suçunu İşleyen Kişi Hakkında Soruşturma Başlamasının Adalet Bakanının İzin Vermesi Koşuluna Bağlı Olduğu )

• KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞI KARARI ( Devletin Askeri veya Emniyet Teşkilatını Alenen Aşağılama Suçunu İşleyen Kişi Hakkında Adalet Bakanından İzin Almadan Yapılan Soruşturma Neticesinde Verilen Bu Kararın Hukuken Geçersiz Olduğu )

• BASIN YOLUYLA İŞLENEN İFTİRA SUÇU ( Cezai Sorumluluğun Yazıyı Yazan Şüpheliye Ait Olduğu ve Gazetenin Sorumlu Yazı İşleri Müdürünün Cezai Sorumluluğu Bulunmadığı )

• İFTİRA SUÇU ( Gazetede Yayınlanan Yazı İçeriğiyle İşlenen İftira Suçundan Dolayı Cezai Sorumluluğun Eser Sahibine Ait Olduğu )

5187/m.11

5237/m.301

5271/m.172

ÖZET : Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama suçunu işleyen kişi hakkında Cumhuriyet savcısının re`sen soruşturma yapma yetkisi bulunmamaktadır. Soruşturmanın başlaması Adalet Bakanının izin vermesi koşuluna bağlıdır. Şüpheliler hakkında Adalet Bakanından izin almadan suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar hukuken geçersizdir. Gazetede yayınlanan yazı içeriğiyle ( basın yoluyla ) işlenen iftira suçundan dolayı cezai sorumluluğun, yazıyı yazan ( eser sahibi olan ) şüpheliye ait olduğu ve gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü şüphelinin cezai sorumluluğunun bulunmadığı açıktır.

DAVA : Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama suçundan şüpheli A.S. ile aynı suçtan ve iftira suçundan şüpheli M.K. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16/04/2010 tarihli ve 2010/8455 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne, anılan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına, şüpheliler hakkında dava açılmasına ilişkin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/06/2010 tarihli ve 2010/673 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 16/08/2010 gün ve 51416 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/08/2010 gün ve 201744 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:

İstem yazısında "5187 sayılı Basın Kanununun 11/3. maddesinde yer alan, "Süreli yayınlarda eser sahibinin belli olmaması veya yayım sırasında ceza ehliyetine sahip bulunmaması ya da yurt dışında bulunması nedeniyle Türkiye`de yargılanamaması veya verilecek cezanın eser sahibinin diğer bir suçtan dolayı kesin hükümle mahkum olduğu cezaya etki etmemesi hallerinde, sorumlu müdür ve yayın yönetmeni, genel yayın yönetmeni, editör, basın danışmanı gibi sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili sorumlu olur.",

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarını Aşağılama" başlıklı 301. maddesinde yer alan. " ( 1 ) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ( 2 ) Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. ( 3 ) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. ( 4 ) Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır."

Şeklindeki düzenlemeler ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

1- Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığının söz konusu soruşturmasına konu haberin, şüpheli A.S. tarafından yapılması sebebiyle eser sahibi belli olduğundan, haberin yayınlandığı gazetenin yazı işleri müdürü olan diğer şüpheli M.K`nın 5187 sayılı Kanun`un 11/3. maddesi uyarınca cezai sorumluluğunun bulunmadığı gözetilmeksizin itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde,

2- Şüphelilerin üzerlerine atılı Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama suçunun 5237 sayılı Kanun`un 301. maddesinde düzenlenmesi, bu suçtan soruşturma yapılmasının aynı maddenin 4. fıkrası gereğince Adalet Bakanının iznine bağlı olması ve söz konusu soruşturmada bu konuda alınmış bir iznin de bulunmaması karşısında, soruşturma şartı yerine getirilmeksizin şüpheliler hakkında dava açılması sonucunu doğurur şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmemiştir" denilmektedir.

Gereği görüşüldü:

KARAR : 5271 sayılı C.Y.Y.`nın 172. maddesinin 1. fıkrasında "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde, kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. 5237 sayılı T.C.Y.` nın 5759 sayılı Yasa ile değişik 301. maddesinde ( 1 ) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ( 2 ) Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. ( 3 ) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. ( 4 ) Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır. 5187 sayılı Basın Yasasının 11. maddesinde ( 1 ) Basılmış eserler yoluyla işlenen suç yayım anında oluşur. ( 2 ) Süreli yayınlar ve süresiz yayınlar yoluyla işlenen suçlardan eser sahibi sorumludur. ( 3 ) Süreli yayınlarda eser sahibinin belli olmaması veya yayım sırasında ceza ehliyetine sahip bulunmaması ya da yurt dışında bulunması nedeniyle Türkiye`de yargılanamaması veya verilecek cezanın eser sahibinin diğer bir suçtan dolayı kesin hükümle mahkum olduğu cezaya etki etmemesi hallerinde, sorumlu müdür ve yayın yönetmeni, genel yayın yönetmeni, editör, basın danışmanı gibi sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili sorumlu olur. Ancak bu eserin sorumlu müdürün ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkilinin karşı çıkmasına rağmen yayımlanması halinde, bundan doğan sorumluluk yayımlatana aittir." hükümleri yer almaktadır.

5237 sayılı T.C.Y.`nın 5759 sayılı Yasa ile değişik 301/4 maddesi uyarınca devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama suçunu işleyen kişi hakkında Cumhuriyet savcısının re`sen soruşturma yapma yetkisi bulunmamaktadır. Belirtilen yasa hükmüne göre, soruşturmanın başlaması Adalet Bakanının izin vermesi koşuluna bağlıdır. Yetkili merci izin vermedikçe soruşturma aşamasına geçilemeyeceğinden şüpheli kişi veya kişiler hakkında Cumhuriyet Savcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi de olanaklı olmayacaktır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı ancak 5237 sayılı T.C.Y.`nın 5759 sayılı Yasa ile değişik 301/4 maddesi uyarınca Adalet Bakanı tarafından soruşturma izni verildikten sonra yapılacak soruşturma sonunda verilebilecektir. İncelenen dosyada Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama suçundan şüpheliler A.S. ve M.K. hakkında Adalet Bakanından izin almadan suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın hukuken geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda merciin incelenebilecek nitelikte hukuken geçerli bir kovuşturmaya yer olmadığına dair karar bulunmadığından "karar vermeye yer olmadığına" karar vermesi gerekirken itirazın kabulü yönündeki kararının hukuka uygun olmadığı görülmektedir.

Kanun yararına bozmaya konu edilen ikinci nedene gelince; 21.2.2010 tarihli gazetede yayınlanan yazı içeriğiyle ( basın yoluyla ) işlenen iftira suçundan dolayı cezai sorumluluğun, 5187 sayılı Basın Yasasının 11/2 maddesi uyarınca yazıyı yazan ( eser sahibi olan ) şüpheli A.S.`ye ait olduğu ve Y... Gazetesi sorumlu yazı işleri müdürü şüpheli M.K.`nın anılan yasa hükmüne göre cezai sorumluluğunun bulunmadığı açıktır. Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığının iftira suçu nedeniyle şüpheli M.K. hakkında yukarıdaki gerekçeye dayanarak verdiği kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin merci kararı hukuka aykırıdır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, istem yerinde bulunduğundan, iftira suçundan şüpheli M.K. ile devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama suçundan şüpheliler A.S. ve M.K. hakkında İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince 16.6.2010 tarih ve 2010/673 sayı ile itiraz üzerine verilen kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.`nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, aynı yasa, maddesinin 4-a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin itiraz merciince yerinde tamamlanmasına, 30.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.  

yarx

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube