Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
(H)KESİNLEŞEN KADASTRAL MÜLKİYETTEN SONRA YAPILAN TAKSİMDEN KAYNAKLANAN UYUŞMAZLIK ( Medeni Kanunun Öngördüğü Hükümlere Göre Çözümlenmesi )

T.C.

YARGITAY

1. HUKUK DAİRESİ

E. 2001/1688

K. 2001/2119

T. 22.2.2001

• EL ATMANIN ÖNLENMESİ ( Murisin Ölümünden Sonra Yapılan Taksim Sonucu Davacıya Düşen Taşınmaza Davalı Kardeşin Et Atması )

• KESİNLEŞEN KADASTRAL MÜLKİYETTEN SONRA YAPILAN TAKSİMDEN KAYNAKLANAN UYUŞMAZLIK ( Medeni Kanunun Öngördüğü Hükümlere Göre Çözümlenmesi )

• İŞTİRAK HALİNDE MÜLKİYET ( Mülkiyete Konu Taşınmazların Taksiminin Yazılı Bir Sözleşme Yapılması Koşuluyla Geçerli Olması )

• TAKSİM ( İştirak Halindeki Mülkiyete Konu Taşınmazların Taksiminin Yazılı Bir Sözleşme Yapılması Koşuluyla Geçerli Olması )

4721/m.676

743/m.611

ÖZET : 1- Uyuşmazlık, kadastro öncesi bir nedenden değil, kesinleşen kadastral mülkiyetten sonra yapıldığı ileri sürülen taksim iddiasından kaynaklandığından bu tür bir iddianın 3402 sayılı tasfiye yasasının hükümlerine göre değil, Medeni Kanunun öngördüğü hükümlere göre çözümlenmesi zorunludur.

2- Medeni Kanunun 611. maddesi iştirak halindeki mülkiyete konu taşınmazların taksimine yazılı bir sözleşme yapılması koşuluyla geçerlilik tanımıştır.

DAVA : Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Toplanan delillere, tüm dosya içeriğine göre davalının temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;ancak,davacı 552 ve 549 parsellerin murisi babasının ölümünden sonra kardeşleriyle aralarında yaptıkları taksim sonucu kendisine düştüğünü,davalı kardeşin el attığını, el atmanın önlenilmesini,taşınmazların kendisine teslimini istemiş,mahkemece davalının elatmasının önlenmesine taşınmazların teslimi ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.

Gerçekten, dava konusu taşınmazların kadastroca tarafların ve dava dışı mirasçıların ortak miras bırakanı Hüseyin adına tesbit edilip, tapuya kaydedildiği sabittir ve tartışmasızdır. Öte yandan uyuşmazlık kadastro öncesi bir nedenden değil, kesinleşen kadastral mülkiyetten sonra yapıldığı ileri sürülen taksim iddiasından kaynaklanmaktadır. Öyle ise bu tür bir iddianın 3402 sayılı tasfiye yasasının hükümlerine göre değil, Medeni Kanunun öngördüğü hükümlere göre çözümlenmesi zorunludur.

Bilindiği üzere Medeni Kanunun 611. maddesi iştirak halindeki mülkiyete konu taşınmazların taksimine yazılı bir sözleşme yapılması koşuluyla geçerlilik tanımıştır. Somut olayda yazılı bir taksim sözleşmesi ibraz edilmiş değildir. Yapılan uygulama iki parça çaplı taşınmazın tamamının davalı iştirakçi tarafından kullanıldığı ve davacının iştirak payından yararlanmasının engellendiğini ortaya koymaktadır.

SONUÇ : Hal böyle olunca,davacının payına vaki müdahalenin önlenilmesine şeklinde hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.Davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK`nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 22.2.2001 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.  

yarx

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube