Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
 T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2012/883
Karar No : 2012/3186
Temyiz Eden (Davalı) : Sağlık Bakanlığı - ANKARA 
Vekilleri : 
 - Aynı adreste
Karşı Taraf (Davacılar) : 
Vekilleri : 
İstemin Özeti : Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2011 günlü, E:2008/4992,
K:2011/6148sayılı kararının, temyizen incelenerek vekalet ücreti yönünden bozulması, davalı idare
tarafından istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul
ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını
gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi :
Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği
düşünülmektedir.
 TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava; 15/02/2008 günlü, 26788 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan; "Ayakta Teşhis ve
Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik"in; 4.maddesinin 1.fıkrasının (g) ve
(ğ) bentlerinin, 7.maddesinin 2.fıkrasında yer alan "cerrahi ve girişimsel tıbbi işlemlerin
yapılmadığı" ibaresinin, 39. maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinin, geçici 4.ve geçici 5.maddelerinin
iptali istemiyle açılmıştır.
Danıştay Onuncu Dairesi 30/12/2011 günlü, E:2008/4992, K:2011/6148 sayılı kararıyla;
Yönetmeliğin 4.maddesinin 1.fıkrasının (ğ) bendinde yer alan `sağlık kuruluşu` tanımının ve  
7.maddesinin 2.fıkrasındaki `cerrahi ve girişimsel tıbbi işlemlerin yapılmadığı` ibaresinin iptaline,
dava konusu diğer madde ve düzenlemeler yönünden davanın reddine karar vermiştir.
Davalı idare, dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlanmış olmasına rağmen hukuka aykırı olarak
idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, 2577 sayılı Kanun`un 31.maddesinin atıfta bulunduğu
Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun `Yargılama Giderlerinden Sorumluluk` başlıklı 326.maddesinin
2.fıkrasında, davada iki taraftan her birinin haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin tarafların haklılık
oranına göre paylaştırılmasının öngörüldüğünü, 323. maddesinde de, `vekille takip edilen davalarda kanun
gereğince takdir olunacak vekalet ücreti`nin yargılama giderleri arasında sayıldığını, 02/11/2011günlü, 28103
sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca; idarelerin, taraf
oldukları davalarda hukuk müşavirleri tarafından temsil edilmesi halinde de lehine vekalet ücretine
hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, Daire kararını vekalet ücreti yönünden temyiz etmekte ve kararın bozulmasını istemektedir. 
Üye Namık Kemal Ergani`nin; dava konusu uyuşmazlıkta uygulanacak olan 659 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname`nin6. ve 14.maddelerinin, Anayasanın `Hak Arama Hürriyeti` başlıklı 36.maddesi ile
mahkemelerin işleyişi ve yargılama usullerinin kanunla düzenlenmesi gerektiğine ilişkin 142.maddesine
aykırı olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği yolundaki oyuna karşı, zaten idare
mahkemelerince bu maddelerle ilgili olarak Anayasa Mahkemesine başvurulduğu tespit edilmiş olduğundan,
bu aşamada Anayasa Mahkemesine başvurulmasına gerek olmadığına oyçokluğu ile karar verilerek işinesasının incelenmesine geçildi.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 31.maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan
hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması,
davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti,
yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve
inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun
`Yargılama Giderleri` başlıklı 323.maddesinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak
vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu`nun `Avukatlık Ücreti` madde başlıklı 164.maddesinde de,avukatlık
ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168.maddesinin son
fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm
verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
Kamu idarelerinin hukuk hizmetleri bugüne kadar 08/01/1943 tarihli ve 4353 sayılı Maliye Vekaleti  
Baş Hukuk Müşavirliğinin ve Muhakemat Umum Müdürlüğünün Vazifelerine ve Devlet Davalarının Takibi ve
Usullerine ve Merkez ve Vilayetler Kadrolarında Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair Kanun ile 178 sayılı
Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname ve idarelerin teşkilat
kanunlarında yer alan hükümler çerçevesinde yürütülmekte iken, bu konu, 659 sayılı Genel Bütçe
Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun
Hükmünde Kararname ile yeniden düzenlenmiştir.
02/11/2011 günlü, 28103 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan 659 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 18.maddesinin (2).fıkrası ile 4353 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış, diğer mevzuatta 4353
sayılı Kanun`a yapılan atıfların 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılacağı belirtilmiş,
17.maddesi ile de 178 sayılı KHK`nın9.maddesi, 659 sayılı KHK ile uyumlu olacak şekilde değiştirilmiştir.
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname`nin `Takip ve temsil yetkileri ile bunların kapsamı,
niteliği ve kullanılması` başlıklı 6.maddesinde; "(1) İdareler, kendi iş ve işlemleriyle ilgili olarak açılacak
adli ve idari davalar ile tahkim yargılaması ve icra işlemlerinde taraf sıfatını haizdir.
(2) İdareleri adli ve idari yargıda, icra mercileri ve hakemler nezdinde vekil sıfatıyla doğrudan temsil yetkisi;
hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri, muhakemat müdürleri ve avukatlara aittir. 
(3) 5 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen usullere göre muhakemat hizmeti temin edilemeyen
hallerde adli ve idari davalar ile icra takiplerini yürütmek üzere merkez ve taşra birim amirlerine üst yönetici
tarafından temsil yetkisi verilebilir. Üst yönetici bu yetkisini hukuk birimi amirine devredebilir.
(4) İdari davalarda; gerekli görülmesi halinde, idarede görevli bir personel, uzmanlığından faydalanılmak
üzere idare vekili veya temsilcisi ile birlikte duruşmalara iştirak ettirilebilir.
(5) İdareleri vekil sıfatıyla temsile yetkili olan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri ve avukatların bir listesi,
idaresince yazılı olarak veya Adalet Bakanlığınca belirlenen esaslar dairesinde elektronik ortamda ilgili
Cumhuriyet başsavcılığına, bölge idare mahkemesi başkanlıklarına; askeri savcılıklara ve Askeri Yüksek
İdare Mahkemesi Başkanlığına verilir. Bu listeler, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından adli yargı çevresinde,
bölge idare mahkemesi başkanlığınca idari yargı çevresinde bulunan mahkemelere gönderilir. Yüksek
mahkemeler ve bölge adliye mahkemesindeki duruşmalarda temsil yetkisini kullanacakların isimleri ilgili
mahkemelerin başsavcılıklarına veya başkanlıklarına bildirilir. Listede isimleri yer alanlar, baroya kayıt ve
vekaletname ibrazı gerekmeksizin idare vekili sıfatıyla her türlü dava ve icra işlemlerini takip edebilirler. Vekil
sıfatıyla temsil yetkisi sona erenlerin isimleri anılan mercilere aynı usulle derhal bildirilir." kuralına yer
verilmiş; `Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı` başlıklı
14.maddesinde de; "(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin
vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan  
takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip
edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet
ücreti takdir edilir. 
(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin
merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele
aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir. 
a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat
müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen
görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı
(…)(1) eşit olarak ödenir.
b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar
için (10.000) gösterge (…)(1) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak
aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.
c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları
dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım
sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir. 
(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır. " kuralı düzenlenmiştir.
659 sayılı KHK`da idareleri idari yargı mercilerinde temsil etme yetkisi, hukuk birimi amirlerine,
muhakemat müdürlerine, hukuk müşavirlerine ve avukatlara tanınmış bulunmaktadır.
Uyuşmazlık, hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleriveya hukuk müşavirleri tarafından takip
edilen davaların idare lehine sonuçlanması durumunda vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceğinden
doğmuştur. Avukat marifetiyle takip edilen idari davalarda avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinde ise
tartışma bulunmamaktadır.
659 sayılı KHK`nın Genel Gerekçesinde; bu KHK ile, idarelerin, avukatlık hizmeti temininde çok
alternatifli bir yönteme kavuşturulduğu, bu kapsamda; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel
bütçeli idarelerin tamamına kendi dava ve icra işlerini, kendi bünyelerinde istihdam edecekleri hukuk
müşavirleri ve avukatları aracılığıyla takip etme imkanı getirildiği belirtilmiştir.6.maddenin gerekçesinde;
uygulamada idareleri vekil sıfatıyla sadece avukatlar temsil edebilirken, idarelerin hukuk birimlerinde
çalışanların durumunda ve eğitim durumlarındaki değişikliklerin, usul mevzuatındaki değişiklikler ve işleyişin
kolaylaştırılarak hukuk birimlerindeki çalışanlardan azami ölçüde istifade edebilmesini teminen hukuk
müşavirlerinin de avukatlık stajı yapmış olup olmadığına bakılmaksızın idareleri tahkim mercilerinde,
mahkemelerde ve icra mercilerinde vekil sıfatıyla temsil edebilmesine imkan sağlandığı belirtilmiş,
4 T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2012/883
Karar No : 2012/3186
14.maddenin gerekçesinde de; bu madde ile, idarelerin taraf olduğu her türlü dava ve icra takibi
sonrasında takibin idare lehine sonuçlanması halinde vekalet ücretine hükmedilmesinin öngörüldüğü,
böylece bu konuda davalarını avukatla takip etmeyen idareler aleyhine oluşan aleyhe ve tarafların eşitliğine
uygun düşmeyen durumun ortadan kaldırıldığı, ayrıca, tahsil edilen vekalet ücretlerinin dağıtımına dair
usulün de yeniden düzenlenerek netleştirildiği açıklanmıştır.
KHK`nın belirtilen maddeleri, genel gerekçesi ve madde gerekçeleri birlikte
değerlendirildiğinde;avukat olmasalar dahihukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri ve hukuk müşavirleri
tarafındantakip edilip idareler lehine sonuçlanan davalarda, ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar
üzerindenidareler lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Ayrıca `ilgili mevzuat`
ifadesinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin anlaşılması gerektiği de açıktır.
Öte yandan, 659 sayılı KHK`nın yürürlüğünden sonra verilen kararlarda, dava 659 sayılı KHK`nın
yürürlüğünden önce açılmış olsa dahi,yukarıda belirtilen esaslara göre vekalet ücretine hükmedilmesi
gerekmektedir.
Bu durumda, 02/11/2011 günlü Resmi Gazete`de yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı KHK,
temyize konu Daire kararının verildiği 30/12/2011 tarihinde yürürlükte olduğundan ve davalı idare Sağlık
Bakanlığı`nın davasını hukuk müşaviri ile takip ettiği ve dosya kapsamından hukuk müşaviri tarafından
hukuki yardımda bulunulduğu görüldüğünden, kısmen iptal, kısmen retle sonuçlanan davada, reddedilen
kısım nedeniyle idare lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yalnızca iptal edilen kısım
nedeniyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne Danıştay Onuncu
Dairesinin 30/12/2011 günlü, E:2008/4992; K:2011/6148sayılı kararının vekalet ücreti yönünden
BOZULMASINA, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak
üzere, 21/12/2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
K A R Ş IO Y
X- 02/11/2011 tarihli Resmi Gazete`de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 659 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname`nin 6. maddesinin 2. fıkrasında; idareleri adli ve idari yargıda vekil sıfatıyla
doğrudan temsil yetkisinin; hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri, muhakemat müdürleri ve avukata ait
olduğu kurala bağlanmıştır.
Anılan Kararnamenin 14. maddesinin 1. fıkrasına göre, yukarıda sözü edilen kişiler tarafından
temsil ve takip edilen dava ve işlerde davalı idareler lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.
659 sayılı KHK ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu`na göre özel bir düzenleme getirilerek, 5018 sayılı  
Kanun`a ekli 1 ve 2 sayılı cetvellerde belirtilen genel ve özel bütçe kapsamındaki idarelerin avukatları dışında
hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri ve muhakemat müdürlerince takip ve temsil edilen davalarda, anılan
idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yasal yolu açılmıştır. Ancak, 659 sayılı KHK`de sözü edilen
kişiler nedeniyle idareler lehine vekalet ücretine hükmedilebilmesi; takip ve temsilin vekil sıfatıyla yapılması
şartına bağlanmıştır.
659 sayılı KHK`nin 18. maddesinin 2. fıkrası ile yürürlükten kaldırılan ve 02/11/2011 tarihinden önce
idarelerin, davayı takip ve temsil edebilmesinin dayanağını oluşturan 4353 sayılı Kanun`un 22. maddesinde
avukat dışındaki kişilere vekil sıfatıyla davayı takip ve temsil yetkisi verilmemiş olup, bu yetki 02/11/2011
tarihinde idarelere tanınmıştır.
Bu itibarla; savunmanın verildiği tarihte vekil sıfatı taşımadığı açık olan hukuk müşaviri tarafından
02/11/2011 tarihinden önce verilen savunma nedeniyle davalı idare lehine vekalet ücretine
hükmedilemeyeceğinden, Daire kararının onanması gerektiği oyuyla aksi yönde oluşan çoğunluk kararına
katılmıyoruz.
K A R Ş I O Y
 XX- 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 02/11/2011 günlü Resmi Gazete`de
yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, bu düzenleme, ancak yürürlük tarihinden sonra açılacak
davalarda uygulanabilecektir.
 Temyize konu dava, 2008 yılında açılmış olduğundan ve davanın açıldığı tarih itibarıyla
659 sayılı KHK yürürlükte olmadığından, bu uyuşmazlıkta, 659 sayılı KHK uygulanarak, hukuk
müşaviri aracılığıyla davasını takip eden idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine olanak
bulunmamaktadır.
 Açıklanan nedenle davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmeyen Daire
kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. 
6
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube