Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
(H)TEMYİZ BAŞVURUSU ( Süre Tutum Dilekçesinin Davacı Vekilince Kaleme Aynı Gün Verildiği Ancak Zabıt Katibince Temyiz Defterine Kayıt Edilmeden ve Harcı Alınmadan Dosyanın Temyize Gönderildiği - Geri Çevirme Kararından Sonra Düzeltildiği/Temyizin Yasal Süresinde Yapıldığının Kabul Edileceği )

T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 2012/9-267

K. 2012/296

T. 11.4.2012

• FAZLA MESAİ ALACAĞI ( İlamlara Konu Çalışmaların Farklı İşyerlerinde Geçen Çalışmalara İlişkin Bulunmakla Kesin Hükmün Koşullarının Gerçekleşmediğinin Kabul Edileceği )

• TEMYİZ BAŞVURUSU ( Süre Tutum Dilekçesinin Davacı Vekilince Kaleme Aynı Gün Verildiği Ancak Zabıt Katibince Temyiz Defterine Kayıt Edilmeden ve Harcı Alınmadan Dosyanın Temyize Gönderildiği - Geri Çevirme Kararından Sonra Düzeltildiği/Temyizin Yasal Süresinde Yapıldığının Kabul Edileceği )

• KESİN HÜKÜM ( Fazla Çalışma Alacağı - İlamlara Konu Çalışmaların Farklı İşyerlerinde Geçen Çalışmalara İlişkin Bulunmakla Kesin Hükmün Koşullarının Gerçekleşmediğinin Kabul Edileceği )

• FARKLI İŞLETMELERDEN TALEP EDİLEN FAZLA MESAİ ALACAĞI ( Kesin Hükmün Söz Konusu Olmayacağı )

1086/m.434

4857/m.41

ÖZET : Dava, fazla mesai alacağı istemine ilişkindir. Süre tutum dilekçesinin davacı vekilince mahkeme kalemine aynı gün verildiği ancak mahkeme zabıt katibince hemen temyiz defterine kayıt edilmeden ve harcı alınmadan dosyanın temyiz incelemesine gönderildiği, geri çevirme kararı üzerine yapılan incelemede anlaşıldığından temyiz harcının alındığı ve temyiz dilekçesinin deftere kaydı yapılarak, temyizin yasal süresinde yapıldığı, karara bağlanmıştır. Karar hukuka uygundur.

İlamlara konu çalışmaların farklı işyerlerinde geçen çalışmalara dair bulunmakla kesin hükmün koşullarının gerçekleşmediği kabul edilmelidir.

DAVA : Taraflar arasındaki “fazla mesai alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Muratlı Asliye Hukuk ( İş ) Mahkemesince davanın reddine dair verilen 16.9.2010 gün ve 2009/62 E., 2010/225 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 5.4.2011 gün ve 2011/18449-10198 Sayılı ilamı ile;

( ... Davacı, davalıya ait İ. işletmesinde 1998-1.1.2005 tarihleri arasında çalıştığını, fazla çalışma yaptığını ancak ücretlerinin ödenmediğini belirterek 27.2.2004 - 31.1.2005 dönemi için fazla çalışma alacağı talep etmiştir.

Davalı, davacının daha önce Karacabey Asliye Hukuk mahkemesinde fazla çalışma alacağı için dava açtığını, bu alacağının hüküm altına alındığını ve karar kesinleştiğinden kesin hüküm sebebiyle davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davacının daha önce açtığı davada fazlaya dair hakkı saklı tutmadığı, bu davaların kesinleştiği ve davacı yönünden kesin hüküm oluşturduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı Karacabey Asliye Hukuk Mahkemesi`nin 2006/878 esas sayılı dosyasında Karacabeydeki fazlaya dair hakkını saklı tutarak fazla çalışma alacağı talep etmiştir. Mahkemece bu dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosya içinde davacının 15.12.2004 - 31.8.2006 döneminde Karacabey harasındaki fazla çalışmasına dair bilgi ve belge bulunduğu, daha önceki çalıştığı yere dair bilgi ve belge bulunmadığı belirtilerek bu döneme dair hesaplama yapılmıştır. Mahkemece bilirkişi tarafından hesaplanan miktardan %30 hakkaniyet indirimi yapılarak davacının 2.840,44 TL fazla çalışma alacağı bulunduğu tespit edilmiş ve dava edilen 750 TL kısmı hüküm altına alınmıştır. Bu karar davalı tarafça temyiz edilmiş ve Dairemizce onanarak kesinleşmiştir. Davacı daha sonra Karacabey Asliye Hukuk Mahkemesi`nin 2007/648 esas sayılı dosya ile bakiye 2.090,44 TL için dava açmış, mahkemece bu miktar hüküm altına alınmış ve Dairemizce onanarak karar kesinleşmiştir.

Davacı bu dosyada ise İnanlı işletmesinde geçen çalışması için fazla çalışma talep etmektedir. Karacabey Asliye hukuk mahkemesinin 2006/878 esas sayılı dosyasında sadece Karacabey işyerindeki çalışmaya yönelik olarak talepte bulunulduğundan bu mahkemece 2006/878 ve 2007/648 esas sayılı dosyalarda verilen karar İmranlıdaki çalışma açısından kesin hüküm oluşturmaz. Tarafların delilleri değerlendirmeye tabi tutularak davacının 27.2.2004-15.12.2004 tarihleri arasında imranlı işletmesinde geçen çalışma dönemi için fazla çalışma alacağı talebi hususunda bir karar verilmelidir… ),

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

H.G.K.nca incelenerek dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, fazla mesai alacağı istemine ilişkindir.

Mahkemece, kesin hüküm sebebiyle davanın reddine dair verilen hüküm; özel dairece, yukarda başlık bölümünde metni aynen yazılı gerekçe ile bozulmuştur.

Yerel mahkemece, önceki kararda direnilmiş; kararı davacı vekili temyize getirmiştir.

İşin esasına geçilmeden önce davacı vekilinin temyiz dilekçesinin yasal süresinde verilip verilmediği hususu ön sorun olarak tartışılmıştır:

Bilindiği üzere, İş Mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi kararın yüze karşı verilmesi halinde bu tarihten, aksi halde tebliğ tarihinden itibaren ( 8 ) gündür.

Öte yandan, karara karşı temyiz yoluna başvurulması halinde alınacak karar ve ilam harcının belirlenmesinde davaların maktu harca veya nispi harca bağlı olup olmaması önem taşır.

Maktu karar ve ilam harcına bağlı davaların kabul ve reddine dair kararların temyizi ile nispi karar ve ilam harcına bağlı davaların reddine dair kararların temyizi hallerinde, temyiz harcının tümü temyiz tarihindeki tarifeye göre maktu ve peşin olarak alınır.

Nispi harca tabi davaların kabulüne dair kararların temyizi halinde ise, mahkemece hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan nispi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin olarak alınır.

492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 8. maddesi hükmünden hareketle, bir hükmün bozulmasını takiben yeniden yapılan yargılama sonunda verilecek hükümlerden, karar ve ilam harcı alınır; bozulan hüküm dolayısıyla önceden alınan karar ve ilam harcı, yeni alınacak bu harçtan mahsup edilir. İlk hüküm bozularak ortadan kalkmakla yeni verilen bu karar temyiz edildiği takdirde, harca tabi temyiz isteklerinde yeniden temyiz başvuru harcı ile temyiz peşin harcı temyiz edenden tahsil edilir.

Temyize başvururken karar ve ilam harcının eksik ödendiği, temyiz dilekçesi mahkemece kayda alındıktan sonra anlaşılırsa; kararı vermiş olan mahkeme tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene bildirilir ( 1086 Sayılı HUMK m.434/3, 6100 Sayılı HMK m.344 ). Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ihtarda yer aldığı üzere temyiz eden bu isteminden vazgeçmiş sayılarak, dilekçe reddedilir.

Yargıtay temyiz incelemesine geçmeden evvel, harcın yatırılmadığını tespit ederse, yukarda açıklanan hallere göre ya temyiz dilekçesinin reddi ile esas hakkında temyiz incelemesi yapılmamasına ya da harçların yatırılması için yine yukarda izah olunan prosedür tamamlanmak üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verebilir.

Yukarıda ortaya konulan ilkeler çerçevesinde somut olay yönüyle yapılan incelemede;

Mahkemenin 28.6.2011 tarihli direnme kararı yüze karşı verilmiş; davacı vekili süresi içinde verdiği 28.6.2011 havale tarihli dilekçesiyle, kararı temyiz ettiklerini bildirerek gerekçeli kararın tebliğini istemiştir. Ne var ki, dilekçe temyiz defterine kayıt edilmeksizin ve temyiz harcı alınmaksızın, dosya temyiz incelemesine gönderilmiştir.

Yargıtay H.G.K.’nun 14.12.2011 gün ve 2011/9-833 E. -2011/772 K. sayılı kararı ile; temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt tarihinin belirtilmesi ve temyiz harç makbuzunun evrak içerisine konulması gereğine işaretle dosya mahalline geri çevrilmiştir.

Dilekçe temyiz defterine 19.9.2011 tarihinde 2011/95 sıra numarasına kaydedilmiş; aynı tarihte harç alınmış ve dosya gönderme formuna ekli olarak dosya temyiz incelemesine gönderilmiştir.

Karar iş mahkemesince 28.6.2011 tarihinde verilmiş olmakla davacı vekilinin aynı tarihli temyiz dilekçesinin yine aynı tarihte hakim tarafından havale edilmesi sekiz ( 8 ) günlük yasal temyiz süresi içindedir.

Ne var ki, havaleyi takiben dilekçe, mahkemece kayda alınmamış, harcı da tahsil edilmemiştir. Dilekçenin temyiz defterine kaydı ise 28.6.2011 havale tarihinden çok sonra 19.9.2011 tarihinde gerçekleşmiştir.

Hemen belirtmelidir ki, temyiz istemi harca tabi işlemlerde temyiz dilekçesinin hakim tarafından havale edilmesiyle birlikte mahkeme kalemince harcının hesaplanıp, ilgilisine bildirilmesi ve harç tahsil edilip belgesi dosyaya alınmakla temyiz defterine kaydı gerekir.

Hakimce havale edilen dilekçe kaleme geç tevdii edilmişse bu husus mahkeme kalemince tutanağa bağlanmalı ve dilekçenin yeniden hakime havalesi istenmelidir.

Şayet dilekçe havale edilip, harç alınmaksızın temyiz defterine kaydedilmişse ve mahkeme kalemince, harcın hesaplanıp, temyiz edenden istendiği halde yatırılmadığı ve dilekçenin kaleme geç tevdi edildiği belgelendirilmemişse, dilekçenin hakim havalesinden sonra dosyaya alındığı, ancak takip eden işlemlerin mahkeme kalemince yerine getirilmediği kabul edilir ve harç alınmadan temyiz defterine kayıt edilen temyiz dilekçesi hakkında 25.1.1985 tarihli 1984/5 Esas ve 1985/1 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve 6217 Sayılı Kanunun 30.maddesiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 Sayılı H.U.M.K.’nun 434.maddesi uyarınca işlem yapılır.

Yargıtay H.G.K.’nun aynı hususlara işaret eden geri çevirme kararı üzerine mahkemece verilen 7.2.2012 tarihli ek karar ile; 28.6.2011 tarihli süre tutum dilekçesinin davacı vekilince mahkeme kalemine aynı gün verildiği ancak mahkeme zabıt katibince hemen temyiz defterine kayıt edilmeden ve harcı alınmadan dosyanın temyiz incelemesine gönderildiği, geri çevirme kararı üzerine yapılan incelemede anlaşıldığından temyiz harcının alındığı ve temyiz dilekçesinin deftere kaydı yapılarak, temyizin yasal süresinde yapıldığı, karara bağlanmıştır.

Açıklanan tüm bu maddi vakıalar karşısında H.G.K.nca da davacının temyizinin yasal süresinde olduğuna ve ön sorun bulunmadığına oybirliği ile karar verilerek, işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.

İşin esasına gelince:

Uyuşmazlık; Karacabey İş Mahkemesi’nin 2006/887 Esas ve aynı mahkemenin 2007/657 Esas sayılı dava dosyalarının eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı noktasında toplanmaktadır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle anılan ilamlara konu çalışmaların farklı işyerlerinde geçen çalışmalara dair bulunmakla kesin hükmün koşullarının gerçekleşmemesine yerel mahkemenin de çalışmaların farklı yerlere ait olup, bu davada davaya konu edilen İnanlı işletmesindeki çalışmanın, önceki kararın kapsamı dışında kaldığı kabul edildiğine göre H.G.K.’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu sebeple direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 11.4.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.  

yarx

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube