Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

T.C.

YARGITAY

6. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/16418

K. 2013/1082

T. 28.01.2013

* TAHLİYE İSTEMİ (Davalının Aynı Belediye Sınırları İçerisinde İkamete Elverişli Konutunun Bulunması Nedeni İle - Davalı Kiracı Adına Kayıtlı Aynı Belediye Sınırları İçerisinde Mesken Bulunduğu ve Davalının Sosyal ve Ekonomik Durumuna Göre Taşınmaz Oturulabilir Nitelikte Olduğundan Kabulüne Karar Verileceği)

* AYNI BELEDİYE SINIRLARI İÇERİSİNDE KİRACININ ADINA KAYITLI MESKENİ OLDUĞU (Tahliye İstemi - Davalı Kiracının Sosyal ve Ekonomik Durumuna Göre Taşınmaz Oturulabilir Nitelikte Olduğundan Kabulüne Karar Verileceği)

* KİRACININ AYNI BELEDİYE SINIRLARI İÇERİSİNDE ADINA KAYITLI MESKENİ OLDUĞU (Tahliye İstemi - Davalı Kiracının Sosyal ve Ekonomik Durumuna Göre Taşınmaz Oturulabilir Nitelikte Olduğundan Kabulüne Karar Verileceğinin Gözetileceği) 6570/m. 7

ÖZET : Dava, davalının aynı belediye sınırları içerisinde ikamete elverişli konutunun bulunması nedeni ile tahliyesi istemine ilişkindir. Davalı kiracı adına kayıtlı aynı belediye sınırları içerisinde bir mesken bulunmaktadır. Davalının sosyal ve ekonomik durumuna göre, bu taşınmazın oturulabilir nitelikte olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.

DAVA : Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Dava, davalının aynı belediye sınırları içerisinde ikamete elverişli konutunun bulunması nedeni ile 6570 sayılı yasanın 7/son maddesi gereğince tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu kiralananın davalı tarafından 5.10.1998 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiralandıktan sonra, davalının aynı belediye hudutları içinde taşınmaz satın aldığını, evlendiğini ve eşi ile birlikte satın aldığı taşınmaza taşındığını, kiralananı da akde aykırı olarak başkasının istifadesine terk ettiğini, Bodrum 1.Noterliğinden davalıya ihtar gönderildiğini, davalının cevabi ihtar ile tahliye etmeyeceğini beyan ettiğini ileri sürerek, 6570 sayılı Yasanın 7/son maddesi gereği kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı vekili, husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, 2005 yılından beri kiraya veren ile yapılan sözlü anlaşma ile kiracının 2005 yılında vefat eden annesi ile babasının kiracı olarak bulunduklarını, kira ödemelerinin bir kısmının kendi hesabından otomatik olarak gönderildiğini, bazı aylarda eşi N.Ö. tarafından kira ödemesi yapılmasının bu evde kendilerinin kiracı olduğunu göstermeyeceğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın 6570 sayılı Yasanın 7/son maddesi gereği açıldığını, sözleşmenin 1998 yılında yapıldığını, kiralananda bir süre davalının oturduğunu, daha sonra anne ve babasının kaldığını, annesinin ölümü üzerine babasının tek başına kaldığını, davalının 2004 yılında aynı belediye sınırları içerisinde ev satın aldığını, davanın ise 2011 yılında açıldığını, davalının 5-6 yıldır burada kiracı olarak oturmadığını, bu durumun davacı tarafından da bilindiğini, TMK. nun 2/2. maddesi gereği hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumayacağından, fiili duruma uzun süre sessiz kaldıktan sonra bu dava açıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

6570 sayılı Yasanın 7/son maddesine dayanılarak açılan tahliye davasında, tahliye kararı verilebilmesi için, varlığı ileri sürülen evin kiralananla aynı şehir veya belediye hudutları içinde olması, bu evin kiracı veya birlikte yaşadığı eşinin uhdesine kayıtlı bulunması, evin sıhhi ve sosyal bakımından kiracının ailesi, efradı ile oturabileceği vasıfta olması şarttır. Bu üç şartın birlikte mevcudiyeti halinde başka herhangi bir araştırma yapma zorunluluğu ve ihtara ihtiyaç yoktur. Malik tarafından bu dava süreye bakılmadan her zaman açılabilir.

Olayımızda; davalı kiracı B.Ö. adına kayıtlı aynı belediye sınırları içerisinde bir mesken bulunmaktadır. Davalının sosyal ve ekonomik durumuna göre, bu taşınmazın oturulabilir nitelikte olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıda belirtilen ilkeler göz önünde bulundurularak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, somut olayımıza uygulanma imkanı olmayan TMK. nun 2/2. maddesindeki hakkın kötüye kullanılmasından bahisle, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK. ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK. nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.01.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 


İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube