Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
SATILAN BİR MALDA GÖRÜLEN AYIP SATICIYA BİLDİRİLMELİDİR.
T.C.

YARGITAY

13. HUKUK DAİRESİ

E. 2001/12585

K. 2002/1389

T. 12.2.2002

• ALICININ YÜKÜMLÜĞÜ ( Satılanda Gördüğü Ayıbı Derhal Satıcıya Bildirmesinin Gerekmesi )

• AYIBA KARŞI TEKEFFÜLDEN DOĞAN HAKLARIN KAYBI ( Alıcının Ayıbı Kısa Süre Sonra Öğrenmesine Rağmen Bunu Satıcıya Derhal Bildirmemesi Nedeniyle )

• SATIN ALINAN BAĞIMSIZ BÖLÜMÜN OLUŞAN ÇATLAKLAR YÜZÜNDEN OTURULAMAYACAK DURUMA GELMESİ ( Alıcının Ayıbı Kısa Süre Sonra Öğrenmesine Rağmen Bunu Satıcıya Derhal Bildirmemesi-Alıcı Hakkının Kaybı )

818/m.198

ÖZET : Alıcının satıcının tekeffülü altında olan ayıpları tespit ettiği zaman bunu derhal satıcıya ihbar etmesi yükümü bulunduğundan, davaya konu ayıpların satışın gerçekleştiği tarihten kısa bir süre sonra ortaya çıkmasına rağmen, davacının bu ayıpları süresinde davalıya ihbar yükümünü yerine getirmediğinin anlaşılmasına göre davacının satılanı bu ayıplarla birlikte kabul ettiğinin kabulü gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Salim Özdemir ile davacı vekili avukat Osman Canaz`ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı, davalı yüklenicinin 54 parsel sayılı arsa üzerine inşa ettiği binadan bir bağımsız bölümü kendisine sattığını, satın aldıktan 1-1,5 yıl sonra binada kayma ve çatlaklar oluşmaya başladığını, 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremin çatlakları daha da çoğalttığını, yaptırdığı tesbit sonucu binada oturmanın mümkün olmadığının anlaşıldığını ileri sürerek dairenin raiç bedeli olan 10.000.000.000 TL.nın ödetilmesini istemiş, 15.3.2001 günlü oturumda da eski ayıp nedeniyle depremden dolayı oluşan hasarın giderilmesi için bilirkişi raporunda belirtilen 6.636.000.000 TL tamirat bedeline hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davaya konu taşınmazdaki çatlamaların imalattan kaynaklanmadığını, zeminin gözle görülemeyen alt tabakalarındaki kaymasından ortaya çıktığını, olayda kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, binadaki mevcut hasarın gizli ayıptan kaynaklandığı gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 6.636.000.000 TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, bu davasında taşınmazı davalıdan satın aldıktan 1-1,5 yıl sonra kayma ve çatlakların oluşmaya başladığını bildirmiş olup, dosya içindeki akit tablosunun incelenmesinde de taşınmazın 30.9.1994 tarihinde satımın gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bilgisine başvurulan uzman bilirkişi 26.5.2000 günlü raporunda hasarın nedeninin binanın güneybatı yönündeki zamana bağlı yer değiştirmelerden kaynaklandığını belirtmiş olup, 17.8.1999 tarihli depremin yamaçtaki hareketler üzerinde ve binadaki mevcut çatlakların büyümesinden etkili olduğu vurgulanmıştır. 20.9.2000 günlü ek raporunda her ne kadar davalının zemin etütlerini yaptırmaması, bir kısım proje dışı imalatlar yapması nedeniyle olayda % 40 oranında kusurunun bulunduğundan bahsetmiş ise de, davacı dava dilekçesinde bu ayıpların satımdan 1-1,5 yıl sonra ortaya çıktığını ve zamanla arttığını belirttiğinden ve BK.nun 198. maddesi hükmünce de alıcının satıcının tekeffülü altında olan ayıpları tesbit ettiği zaman bunu derhal satıcıya ihbar etmesi yükümü bulunduğundan, davaya konu ayıpların satışın gerçekleştiği tarihten kısa bir süre sonra ortaya çıkmasına rağmen davacının bu ayıpları süresinde davalıya ihbar yükümünü yerine getirmediğinin anlaşılmasına göre davacının satılanı bu ayıplarla birlikte kabul ettiğinin kabulü gerekir. Mahkemenin yasanın bu hükmünü gözardı ederek davanın reddine karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 97.500.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 12.2.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

 

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube