Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

                                      Askeri Eğitimi Esnasında Meydana Gelen Ölüm

ÖZETİ:İp merdivenli helikopterle sudan kurtarma eğitimi esnasında el ve ayaklarının merdivenden kurtulması sonucu astsubayın suya düşerek ölmesinde kusursuz sorumluluk koşulları mevcuttur.

Davacılar vekili 17 EYLÜL 1993 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle davacıların eşi ve babaları P. Astsb. Bşçvş. ..................` in 25.5.1993 günü emir ve görevi gereği Asartepe baraj göletinde paraşütle atlama yaptığını, helikopterin ip merdivenini sarkıtarak personeli toplamakta iken ..................`ın merdivene tutunarak 34 basamak tırmandıktan ve 56 saniye sonra kendisinin merdiveni bıraktığı ve ayaklarının da merdivenden kurtularak düştüğünü, bu düşme sonucu hayatını kaybettiğini, olayın görevin sebep ve etkisi ile meydana geldiğini, ölüm olayı ile davacıların desteklerini kaybettiklerini ve üzüntü duyduklarını açıklayarak müvekkillerinden ..................`e 750.000.000 TL. maddi, 35.000.000 TL. manevi, ..................`e 75.000.000 TL. maddi, 35.000.000 TL. manevi, ..................`e 100.000.000 TL. maddi, 15.000.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayı müteakip Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığınca yapılan adli soruşturma sonunda verilen 10.6.1993 gün, 1993/612 Esas, 1992/ 268 Karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair kararda. : "Özel Kuvvetler Komutanlığının 25.5.1993 tarihinde Ayaş bölgesinde yaptığı eğitim tatbikatı esnasında müteveffa P. Bşçvş. ..................`in paraşütle Asartepe Baraj Gölüne atlayış yaptığı, normal atlama sonucu baraj gölünde paraşütünü can simidine bağlayarak kurtarma helikopteri ip merdiveni ile baraj gölünden alınıp karaya intikal işlemi yapılırken yaklaşık 2030 metre kadar yüksekten görgü tanıkları .................., .................., .................., .................. ve .................. beyanlarına göre bir an ellerinin ip merdivenden kurtulması sonucu yere düştüğü darihal helikopterle GATA Hastanesine götürülmesine rağmen hastaneye ölü duhul ettiği, GATA Hastanesinde yapılan ölü harici muayenesi sonucu ölümün yüksekten düşme sonucu meydana gelebilecek göğüs ve karın boşluğundaki çok sayıda organın parçalanması ve bu boşluklara kanama sonucu solunum ve dolaşım durmasıyla meydana geldiği anlaşılmış olup, savcılığımızca yapılan soruşturma sonucu müteveffanın helikopter ip merdiveninden ellerinin kurtularak düşmesi ve vefatı olayının eğitim tatbikatında bir kaza sonucu meydana geldiği herhangi bir personelin kasıt, kusur ve ihmalinin bulunmadığı ve adli soruşturma yapmayı gerektirecek adli bir vakıanın bulunmadığı anlaşılmakla müsnet olay hakkında 353 sayılı kanunun 105 ve 107 nci maddeleri uyarınca itiraz yolu açık olmak üzere KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA KARAR VERİLDÎ" denilmektedir.

Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği göz önüne alındığında hizmetle doğrudan doğruya ilgili olduğu, hizmetle zararlı sonuç arasında uygun illiyet bağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Silahlı Kuvvetler tarafından yerine getirilen hizmetlerde gerek hizmetin kendisinin, gerekse hizmetin ifasında kullanılan silah, bomba, uçak gibi araç ve gereçlerin yapılan gereği hem ilgililer ve diğer üçüncü kişiler için tehlike arz ederler. Bunların taşıdığı tehlikelerin ne zaman ortaya çıkacağını tahmin edip önceden tedbir almak ve tehlikeye önceden önlemek bazı ahvalde mümkün olmaz, îşite bu gibi tehlike taşıyan hizmetlerde`, hizmetin kendisinden veya araç ve gereçlerden sağlanan yararlar nasıl ki bunların sahibine ait oluyor ise, doğan zararlar da onların sahibine ait olmalıdır şeklinde ifade edilen risk ilkesinin bir gereği olarak davacıların uğradığı zararın hizmetin sahibi idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim davacıların yakım Müteveffa P. Bşçvş. ..................`in eğitim tatbikatı sırasında olay yerine paraşütle baraj gölüne atlayış yaptığı, normal atlama sonucu paraşütünü can simidine bağlayarak, kurtarmanın ip merdiveni ile baraj gölünden alınıp karaya götürülmekte iken bir an ellerinin ip merdiveninden kurtulması sonucu, yüksekten düşerek öldüğüne göre ölümün tamamen vazifenin sebep ve etkisinden kaynaklandığı, bu nedenlerle de davacıların zararlarının hizmetin sahibi idare tarafından karşılanmasının idare hukukunun genel ilkeleri, hakkaniyet ve nasafet kuralları gereğidir.


Davacı eş ve çocukların gerçek maddi zararlarının tespiti amacı ile resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 7.3.1994 tarihli bilirkişi raporundaki yanlışlıklar nedeniyle yeniden alınan 19.12.1994 tarihli bilirkişi raporunda davacı eş ..................`in 2629 Sayılı Kanun gereği ödenen şehitlik tazminatı yararının tümünün mahsubuna rağmen karşılanamayan parasal zararının 484.555 TL. davacı çocuk Begüm ..................`in 121.636.422 TL. zararına karşılık, 2629 Sayılı Kanunun gereği ödenen tazminat yararının 127.026.476 TL. olduğu bu davacının maddi tazminat hak edişinin bulunmadığı, davacı çocuk ..................`in 2629 tazminatın tümünün mahsubuna rağmen karşılanamayan parasal zararının 11.157.004 TL. olduğu bildirilmiştir.


 Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş, Mahkememizin yerleşik içtihatlarına ve ilmi verilere uygun bulunan rapor doğrultusunda uygulama yapılmıştır.


Davacıların eş ve babalarının ölümü nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacı ile kendilerine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş, ancak davacı çocuk ..................`ün 2629 Sayılı Yasa ile sağladığı tazminat yararının, zararından indirilmesinden sonra arta kalan miktar, manevi tazminat miktarının tespitinde göz önünde bulundurulmuştur.

Davacılar vekili manevi tazminata faiz yürütülmesi isteminde bulunmuş isede; Kurulumuzca takdir olunan manevi tazminat miktarı paranın karar sırasındaki alış gücü esas alınarak tespit edildiğinden bu istemin reddi yönüne gidilmiştir.


Bu itibarla yukarıdaki açıklamaların ışığı altında;


1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı Eş ..................`e 628.485.000 TL. (AltıyüzyinnisekizmîlyondörtyükSieksenıbeşbin TL.) MADDÎ TAZMİNAT VERİLMESİNE, FAZLAYA AİT İSTEMİNİN REDDİNE,

2. Davacı Eş ..................`e takdiren ve istemine bağlı kalınarak 35.000.000 TL. (Otuzbeşmüyon TL.) MANEVÎ TAZMİNAT VERİLMESİNE,

3. Davacı çocuk ..................`in MADDÎ TAZMİNAT. İSTEMİNİN REDDİNE,
4. Davacı çocuk ..................`e 2029 Sayılı Yasa uyarınca ödenen tazminat nazara alınarak takdiren ve istemine bağlı kalınarak 30.000.000TL. (Otuzmilyon TL.) MANEVÎ TAZMİNAT VERİLMESİNE,

5. Davacı çocuk ..................`e 11.157.000 TL. (Onbirmilyonyüzelliyedilbin TL.) MADDÎ TAZMİNAT VERiLMESiNE, FAZLAYA AİT İSTEMİNİN REDDİNE,

6. Davacı çocuk ..................`e takdiren ve istemine bağlı kalınarak 35.000.000 TL. (Otuzfbeşmilyon TL.) MANEVÎ TAZMİNAT VERİLMESİNE,

7. Hükmedilen maddi tazminatlara davacılara emekli aylığı bağlandığı 15.6.1993 tarihinden ödeme tarihine kadar % 30 (Yüzde otuz) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
8. Hükmedilen manevi tazminatlara yasal faiz yürütülmesi isteminin REDDİNE,

Dergi No:10
Karar Dairesi:AYIM.2.D.
Karar Tarihi:11.01.1995
Karar No: E.1993/1080
Karar No: K.1995/29

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube