Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
(H) KADASTRO TESPİTİNDEN DOĞAN DAVA (Kadastro Sırasında Davalı Adına Belirlenen Taşınmazın Hazineye Ait Mera Niteliğinde Olduğundan Bahisle Açılan Dava - Mahkemece Yapılan Mera Araştırmasının Yeterli Olmadığı/Yerel ve Uzman Bilirkişi Raporu)

T.C.

YARGITAY

7. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/3035

K. 2012/5278

T. 4.7.2012

• KADASTRO TESPİTİNDEN DOĞAN DAVA (Kadastro Sırasında Davalı Adına Belirlenen Taşınmazın Hazineye Ait Mera Niteliğinde Olduğundan Bahisle Açılan Dava - Mahkemece Yapılan Mera Araştırmasının Yeterli Olmadığı/Yerel ve Uzman Bilirkişi Raporu)

• YEREL VE UZMAN BİLİRKİŞİ RAPORU (Tapu Kaydı ve Varsa Haritasının İnceleneceği - Yöreyi İyi Bilen Yerel Bilirkişi ve Uzman Bilirkişinin Hazır Olduğu Halde Taşınmaz Başında Keşil Yapılacağı/Mera Tahsis Haritasının Kapsamının Araştırılması Gereği)

• MERA TAHSİS HARİTASI (Taşınmazın Mera Tahsis Haritası Kapsamında Kalıp Kalmadığının Araştırılacağı - Mera Tahsisinin Yapıldığı Gün ile Kadastro Tespitinin Yapıldığı Gün Arasında 20 Yıllık İktisap Süresinin Geçip Geçmediğinin Araştırılacağı)

3402/m. 14

ÖZET : Kadastro sırasında davalı adına belirlenen dava konusu taşınmazın Hazineye kalan yerlerden olduğu, edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle hazine tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasında, mahkemece yapılan mera araştırması yetersizdir. Mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanıla geldiğinin saptanması ya da taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera niteliği ile tahsis edilmiş olması gerekir. Öncelikle tespite dayanak yapılan tapu kaydı varsa dayanağı haritası ile birlikte getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak dava konusu taşınmazın mera tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, mera tahsisinin yapıldığı gün ile kadastro tespitin yapıldığı gün arasında iktisap sağlayan 20 yıllık sürenin geçip geçmediği mera tahsisi ile ilgili yönetimsel işlemin kesinleşip kesinleşmediğinin iptali için idari yargı yerinde yasal süresinde bir dava açılıp açılmadığı açılmış ise sonuçlanıp hükmün kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeli, bundan sonra Kadastro Kanununun hükümleri de gözetilerek toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

KARAR : Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 113 parsel sayılı 5760,78 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı A. K. adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın kanunları uyarınca Hazine`ye kalan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece dava konusu taşınmazın kanunları uyarınca Hazine`ye kalan yerlerden olmadığı gibi kamu malı niteliğinde mera da olmadığı, davacının tutunduğu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsamadığı, taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet davalı A. K. yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur.

Gerçekten davacı Hazine`nin tutunduğu Aralık 1962 tarih 260 ve 258 sayılı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsamadığı, taşınmazın kanunları uyarınca Hazine`ye kalan yerlerden olmadığı mahkemece yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiştir.

Ne var ki, dava konusu taşınmaza komşu 102 ada 114 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan 11.12.1962 tarih 260 sayılı tapu kaydının doğu yönünü mera olarak okuduğu, aynı zamanda eylemli durumda dava konusu taşınmaza komşu olan dava dışı 102 ada 3 parsel sayılı taşınmaz da mera niteliği ile tespit edildiği hususları bir arada dikkate alındığında somut olayda mera araştırmasının yapılması zorunludur. Ancak mahkemece bu yönde yapılan araştırma ve soruşturma yetersizdir.

Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılageldiğinin saptanması ya da taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera niteliği ile tahsis edilmiş olması gerekir.

Somut olayda; dosyaya getirilen bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 1962 yılında mera tahsisinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, mahkemece mera tahsis haritası ve eki belgelerin yerine yöntemine uygun biçimde uygulanmadığı, uygulamada haritalarda tarif edilen hangi poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanıldığı, uzman bilirkişi haritası ve eki raporda açıklanmamış, bu nedenlerle keşfi izleme, bilirkişi sözlerini denetlemeye ve bu yolla yargı denetimine açık bir rapor ve eki harita düzenlenmemiştir.

Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle tespite dayanak yapılan tapu kaydı varsa dayanağı haritası ile birlikte getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile mera tahsis haritasının ölçekleri eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın mera tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, mera tahsisinin yapıldığı gün ile kadastro tespitin yapıldığı gün arasında iktisap sağlayan 20 yıllık sürenin geçip geçmediği mera tahsisi ile ilgili yönetimsel işlemin kesinleşip kesinleşmediğinin iptali için idari yargı yerinde yasal süresinde bir dava açılıp açılmadığı açılmış ise sonuçlanıp hükmün kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeli, bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14, 46/1, 16/B ve 18. maddeleri hükmü eşliğinde toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

SONUÇ : Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine`nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.  

yarx

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube